loading
close
SON DAKİKALAR

Arınç’tan Kılıçdaroğlu’na tehdit!

Arınç’tan Kılıçdaroğlu’na tehdit!
Tarih: 09.08.2013 - 07:12
Kategori: Siyaset

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Ergenekon davası hakkında söylediklerine sert bir dille karşılık verdi...

Bursa’da AKP İl Başkanlığı tarafından Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen bayramlaşma törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Arınç, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu‘nun Ergenekon davasındaki kararları ‘gayrimeşru’ olarak değerlendirmesini eleştirirerek, “Ne olur, Sayın Kılıçdaroğlu bak! Bu sözlerden vazgeç. Sonra keser döner sap döner. Öyle bir söz var. Bak sonra ne olur biliyor musun? Bu beğenmediğin mahkemelerin karşısına çıkmak durumunda kalabilirsin” dedi.
Konuşmasına kendisini görüntüleyen gazetecilere seslenerek devam eden Arınç, “Hadi televizyonlar işaret koyun, sizin de ekmeğiniz çıksın buradan. Bu arkadaşlarımız da emekçi. Onları da düşüneceğiz. Akşama haber ‘flaş flaş’ diye başlayınca herkesin Bursa’daki bayramlaşmadan haberi olsun, hiç olmazsa. Türkiye’nin haberi olsun” dedi.
,
‘YARGIYI TOPTAN YOK SAYAMAZSINIZ’

Daha sonra konuşmasında Silivri davasına değinen Arınç, dava bittikten sonra hükümet sözcüsü olarak açıklama yaptığını ve kendilerine düşen insani davranışı sergilediklerini söyledi.

Bunun bir yargı kararı olduğunu hatırlatan Arınç, “Bundan sonra temyiz vardır. Yargı safhatından geçer, kesinleşmiş karar olursa buna diyecek bir şeyimiz kalmaz. AKP ve Başbakanımız hep bunu söyledi. Bakan arkadaşlarımızıda bunu söyledi” dedi. “Bu önemli bir dava” diyen Arınç, şöyle devam etti:

“Son 11 yılda böyle bir dava ve bunun benzeri davalar açıldı. Daha önce Türkiye, bu tür davalar görmedi, göremedi. Niçin o zamanlar görmedi de şimdi görüyor? Bunu herkesin anladığını zannediyorum. Çünkü Türkiye demokratikleşiyor. Çünkü Türkiye’de sivil-asker ilişkileri Batı normlarında çağdaş bir yere oturuyor. Çünkü Türkiye özgürleşiyor. Unutmayın 27 Mayıs darbesini yapanlar o zamanın Genelkurmay Başkanını rahmetli Rüştü Erdelhun’u yargıladılar ve müebbet hapse mahkum ettiler. Rütbelerini söktüler. Açlık içinde bıraktılar. Rüştü Erdelhun’un o zamanki ordu içindeki lakabı ‘Namazcı Rüştü’ydü. Büyük bir kabahati varmış demek ki. İhtilal, darbe yapılmasına karşı çıktı.

Erdelhun’lar yargılandı, daha sonra 3-5 sene evvel Deniz Kuvvetleri Komutanı yargılandı. Yolsuzluktan vesaireden dolayı. Onun da rütbeleri söküldü. Arada bunun örnekleri var. Bizim dönemimizde de gizli-açık tehditler, cuntacılık olaylarının olduğunu savcıların iddianamesinden ve yargılamalardan anladık.

‘Efendim içlerinde Genelkurmay Başkanı var.’ Doğurudur. ‘Muazzaflar var, emekliler var.’ Doğrudur. ‘Niye bu kadar ağır cezalar aldılar?’ şunu düşüneceğiz. Kararı biz vermedik, sizler de vermediniz. Kim verdi? Yargı verdi. Peki bu hakimler uzaydan mı indi? Türkiye’yi bilmiyorlar mı? Ortada hiç iddianame yok mu, hiç delil yok mu? Oturupta kendileri böyle bir hayali karar mı yazdılar? Hayır? Bunların hepsi kıdemli hakim. Bunların hepsinin önünde bir iddianame var, delil var ve onlara göre bir karar verdiler. ‘Yanlış bu karar’ diyebilirsiniz. Size katılırım. Bu yanlışlığı düzeltecek mekanizmalar var. ‘Çok fazla oldu. Aslında bu deliller yeterli değildir’ Bunların hepsi temyizde, daha sonra bireysel Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda değerlendirilebilecek şeyler ama yargıyı toptan yok sayamazsınız.”

Işıl Arslan / Faruk Kahraman / DHA

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları