Ege ve Marmara bölgelerindeki illerin baro başkanları, yargı temsilcilerinin Erdoğan ile gezilere katılmalarını eleştirerek, 'Yargı bağımsızlığına uygun olmayan, yargı ile ilgili kaygıları haklı kılan bir tutumdur, kabul edilemez' açıklamasında bulundular
Genişletilmiş
Ege ve Marmara Baro Başkanları Toplantısı, Aydın Barosu'nun evsahipliğinde Amara Sealight Elite Hotel'de yapıldı. Toplantıda meslek sorunlarının yanı sıra yargıda on gelişmeler,
yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile hukuk devleti
ve demokrasi sorunları görüşüldü. Toplantı sonunda hazırlanan sonuç bildirgesinin ilk maddesinde Alman Federal Parlamentosu'nun sözde Ermeni soykırımıyla ilgili aldığı kararın tanınmadığı vurgulandı.
Baro Başkanları, şu açıklamayı yaptı:
"Kendisini 'mahkeme'
ve 'tarihçi' yerine koyarak, hiçbir ciddi bilimsel
ve tarihsel referansa dayanmayan, gerçeklikten
ve ciddiyetten uzak, tek taraflı, dostluğa sığmayan karar kabul edilemez. Alman meclisinin bilimsel
ve tarihsel araştırmaların önünü tıkayan böyle bir karar almaya hakkı, yetkisi
ve haddi bulunmamaktadır. Kin
ve düşmanlık tohumları eken, yaraları kaşıyıp kanatan bu kararı tanımıyoruz
ve kabul etmiyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yerleşmiş kararlarına da açıkça aykırı olan bu karar, Almanya'nın kendi soykırımcılığına ortak arama gayretinin dışında bir anlam taşımamaktadır. Alman Devleti bu haksız
ve hukuksuz tutumunun sonuçlarına katlanacaktır."
"YÜKSEK YARGI SORUMLULUKLARINA UYGUN DAVRANMALI"
Baroların sonuç bildirgesinde yüksek
yargı başkanlarının, tarafsız olmadığı kendi eylem
ve söylemleri ile sabit olan, anayasa
ve yargı ile ilgili olumsuz tutumu belli olduğu öne sürülen Cumhurbaşkanı ile 'yurt gezilerine' çıkmaları eleştirildi. Bildirgede yüksek
yargı başkanlarının bu gezilere çıkması eleştirilirken, "Anayasal konumlarına,
yargı bağımsızlığına
ve tarafsızlığına uygun olmayan, yargının saygınlığını zedeleyen,
yargı ile ilgili kaygı
ve kuşkuları haklı kılan bir tutumdur, kabul edilemez. Bu nedenle anayasamızın 6, 9, 11
ve 138'inci maddelerinin ışığında yüksek
yargı başkanlarını
ve tüm
yargı mensuplarını hem görüntüde hem de özde
yargı bağımsızlığına
ve saygınlığına, anayasal konumlarına, Türk milletine olan sorumluluklarına uygun davranmaya davet ediyoruz."
Bildirgede,
yargı bağımsızlığı konusunda iktidar cephesinin açıklamaları ise "dehşet verici" olarak nitelendirildi.
"YARGININ TARAFSIZ OLMASI ŞART"
Sonuç bildirgesinde ayrıca, şu ifadeler yer aldı:
"Demokrasi
ve hukuk devletinin temeli olan kuvvetler ayrılığı ilkesi kapsamında
ve anayasaya göre
yargı kimseye 'bağlı', 'bağımlı' olmayıp sadece Türk Milleti adına, hukuka, kanuna
ve vicdanına göre karar verir, kimseden emir, talimat almaz. Hukuk güvenliği herkes için bir gerekliliktir. Bunun için de yargının bağımsız
ve tarafsız olması şarttır. Bu nedenle siyasi iktidar dahil hiçbir gücün yargıya egemen olmasına izin verilmemelidir. Buna bağlı olarak konum
ve sıfatı ne olursa olsun ülkeyi yönetenlerin
ve herkesin anayasaya, hukuka uygun davranması bir zorunluluktur. Hiç kimse kaynağını anayasadan almayan bir yetkiyi kullanamaz. Anayasayı askıya alıp çiğneyemez. Buna göz yumamaz. Bu tür davranışlar suçtur. Anayasanın fiilen askıya alınıp çiğnenmesine, hukuksuzluğa, bilinçli
ve sistematik olarak yaratılan fiili duruma hukuki kılıf oluşturulmasına alışmayacağız. Bu tür oldu bittileri kabul etmeyeceğiz. Bunlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz" denildi.
"AVUKATLARA SİLAH DOĞRULTULAMAZ"
Tekirdağ'da iki avukatın mağdur vekili sıfatı ile gittikleri Çarşı Polis Merkezi Amirliği'nde polisler tarafından darp edilip, hakarete uğradığı iddialarına da değinilen bildirgede şu ifadelere yer verildi:
"Son dönemlerde, kolluk görevlilerinin avukatların görevlerini yapmasını engelleyen
ve güçleştiren, saygınlığına aykırı, silah doğrultma, tehdit
ve hakaret boyutuna ulaşan tutum
ve davranışlar kabul edilemez. Avukatlara yönelik olarak sarf edilen, haksız
ve saldırı niteliği taşıyan sözlerin sahiplerini de hadlerini aşmamaya
ve sözcüklerini seçerken dikkatli
ve saygılı olmaya davet ediyoruz. Bu hususta yetkilileri uyarıyor, bu tür tutum
ve davranışlarla sonuna kadar mücadele edileceğini, her türlü yasal
ve idari yola başvurulacağını da tekrar belirtiyoruz. Yurttaşların hak
ve özgürlüklerinin güvencesi, koruyucusu
ve kollayıcısı olan avukatların mesleki sorunları kendi kişisel sorunları değil, hak arama özgürlüğüne dair sorunlardır. Bu sorunların çözülmesi
ve daha güçlü bir avukatın varlığının, hukuk devletinin
ve hak arama hürriyetinin teminatı olduğu unutulmamalıdır."
"HUKUK DIŞINA ÇIKILMAMALI"
Ülkenin üniter yapısının korunması, huzur
ve güvenliğin tesisi için terörle kararlılıkla mücadele edilmesi gerektiğinin vurgulandığı bildirgede şu cümleler yer aldı:
"Ancak bu mücadelede alınan
ve uygulanan önlemler demokratik hukuk devletinin gereklerine uygun
ve orantılı olmalı. Hiçbir şekilde hukukun dışına çıkılmamalıdır. Daha önce de belirttiğimiz üzere, önemine binaen şu hususları bir kez daha tekrar etmek isteriz ki üniter devletten, Misak-ı Milli ile belirlenen sınırlardan, anayasanın değiştirilemez ilk dört maddesinde ifadesini bulan anayasal ilkelerden, hukuk devleti
ve demokratik rejimden, ülkenin bir karış toprağından hiçbir şekilde vazgeçilemez
ve taviz verilemez. Emperyalist planlar doğrultusunda Türkiye'yi bir kardeş kavgasına götürebilecek bir takım provokasyonlara karşı uyanık olunmalı, etnik veya mezhepsel ayrımlar reddedilmeli, yurttaşlık temelinde kardeşlik
ve birlikten uzaklaşılmamalı, milli birlik
ve beraberliğe, hukukun üstünlüğüne sımsıkı sarılınmalı, emperyalizme karşı birlik olunmalıdır .Siyaset alanında belirli bir seviye
ve üslup muhafaza edilmeli, ülkenin
ve ulusun çıkarları, cumhuriyet değerleri ortak payda
ve yol gösterici olmalıdır."
BİLDİRİYİ KİMLER İMZALADI?
Bildiriye; Aydın Barosu Başkanı Gökhan Bozkurt, Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran, Antalya Barosu Başkanı Alper Tunga Bacanlı, Balıkesir Barosu Başkanı Yaşar Meyvacı, Bilecik Barosu Başkanı Halime Aynur, Burdur Barosu Başkanı Ramazan Gedik, Bursa Barosu Başkanı Ekrem Demiröz, Çanakkale Barosu Başkanı Bülent Şarlan, Denizli Barosu Başkanı Müjdat İlhan, Edirne Barosu Yönetim Kurul Üyesi Sayman Kaan Polat, Gaziantep Barosu Başkanı Bektaş Şarklı, İstanbul Barosu Ümit Kocasakal, İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan, Kocaeli Barosu Başkanı Sertif Gökçe, Manisa Barosu Başkanı Ali Arslan, Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen, Muğla Barosu Başkanı Cumhur Uzun, Uşak
Baro Başkanı Baki Kantar, Sakarya Barosu Başkanı Zafer Kazan, Tekirdağ Barosu Genel Sekreteri Havva Nalbant Tekin, Yalova Barosu Başkanı Hakan Gergeroğlu imza attı.