loading
close
SON DAKİKALAR

'Bir arada hareket etmezsek gazetecilik yapma şansımız kalmayacak'

'Bir arada hareket etmezsek gazetecilik yapma şansımız kalmayacak'
Tarih: 21.06.2016 - 13:56
Kategori: Gündem

Basın meslek ve hak örgütleri dün Özgür Gündem gazetesiyle dayanışma için nöbetçi genel yayın yönetmenliği yapan Erol Önderoğlu, Şebnem Korur Fincancı ve Ahmet Nesin'in tutuklanmaları üzerine Özgür Gündem önünde basın açıklaması yaptı.

Basın meslek, hak ve emek örgütleri dün Özgür Gündem gazetesi ile dayanışma için nöbetçi genel yayın yönetmenliği yapan Erol Önderoğlu, Şebnem Korur Fincancı ve Ahmet Nesin'in tutuklanmaları üzerine Özgür Gündem önünde basın açıklaması yaptı. 

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Türk Tabipleri Birliği (TTB), KESK, DİSK'in temsilcileri Özgür Gündem gazetesi önünde toplanarak tutuklamalara tepki gösterdiler. 

TGS Genel Başkanı Uğur Güç basının baskılara karşı bir arada hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Başka şekilde bu ülkede gazetecilik yapma şansımız kalmayacak. Eğer iktidarın ücretli köleleri olmak istiyorsak ana akım gazetelerde yazmaya devam edelim. Ama basın maalesef ki kalemini, satan gazetecilerin umursamaz tavırları yüzünden bu hale geldi. Bugün bir arada durarak gerçeğin peşinden giderek yazmaya devam etmek zorundayız" diye konuştu.

Basın meslek örgütleri bu akşam saat 19.30'da Taksim Galatasaray Lisesi önünde tutuklamalara karşı eylem yapılacağını duyurdular.

Tutuklanan Ahmet Nesin'in eşi Hilal Nesin ve Şebnem Korur Fincancı'nın kızı Kardelen Fincancı da basın açıklamasına katıldı.

Hilal Nesin, "Eşim sadece halkların haber alma özgürlüğünü savunduğu, meslektaşlarına destek olduğu için içeride. Terörist algısı yaratmaya çalıştılar. Ben bu ülkede bir tane terörist tanıyorum. O da belli" derken; Kardelen Fincanı da,"Annemin de tutuklanmasıyla bu dönemin sonuna gelindiğini düşünüyorum. Bu artık bir başlangıçtır. Annemin de savunmasında söylediği gibi, bu üç kişiyi tutuklayarak sonun başlangıcına geldik. Bundan sonra sıra bizde" şeklinde konuştu. 

Basın meslek, hak ve emek örgütlerinin temsilcilerinin konuşmalarının ardından Özgür Gündem Gazetesi Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya basın açıklaması yaptı. Kızılkaya, "Sipariş sistemiyle çalışan yargı, dün bir kez daha utanç verici bir kararın altına imza attı. Gazetemizle dayanışma için genel yayın yönetmenliği nöbeti tutan Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Şebnem Korur Fincancı, gazeteci-yazar Ahmet Nesin, Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu şu anda cezaevinde" dedi. 

İnan Kızılkaya'nın okuduğu basın açıklaması şöyle:

"Bizi tanıyorsunuz. Türkiye’nin en karanlık dönemi olan 1990'da yayın hayatına başlayan gazetemiz Özgür Gündem, çeyrek asırlık yayın hayatı boyunca, muhaliflerin ve ezilenlerin sesi oldu. Ne bir adım geri attık, ne de gerçekleri yazmaktan bir an geri durduk. Bundan sonra da böyle olacak. Türkiye’nin en karanlık dönemlerinde, kadınların, gençlerin, liselilerin, çocukların, doğa savunucuların, mevsimlik işçilerin, atanamayan öğretmenlerin, her gün kepenk kapatan esnafın, Ege sularında kurban edilen Aylan Kurdî'lerin, Cumartesi Anneleri'nin, Hrant Dink ve Tahir Elçi için adaleti mumla arayanların, günlerce cenazesi sokakta bekletilen Taybet Ana’nın, anasının kucağında katledilen Miray bebeğin, 153 gün sonra toprağa verilen Rozerin’in, Terolar’da DAÎŞ kamplarına karşı direnen Alevilerin, Türkiye’de yaşayan ve tüm kadim halkların sesi olan gazetemiz bundan sonra da aynı şeyleri yapmaya devam edecek.

Ama Özgür Gündem’de çalışmanın ve dayanışma içinde olmanın bedeli de her zaman ağır olmuştur, biliyoruz. Bu bedeli ödemekten biz de, bizimle dayanışma içinde olan dostlarımız da hiç kaçınmadık.

Bugün yaşadıklarımız ise artık biliyoruz ki, ta 2014'te Genelkurmay'la birlikte yapılan malum "çökertme planı"nın sonuçlarıdır. Açın bakın, orada belediyelere ne yapılacak, kentler nasıl yıkılıp insanlar nasıl göçertilecek, basına neler yapılacak, aynen satır satır, madde madde yazıyor. 2015 Temmuz'undan itibaren alınan savaş kararı, bu anlamda önce gerçeklerin susturulmasını gerektiriyordu ve öyle yaptılar. Yalnızca Özgür Gündem değil, Saray'a biat etmeyen herkes hedefe konuldu ve saldırı başlatıldı. "Yalnızca Erdoğan siyaset yapsın yeter" diyenler, "yalnızca bizim kirli havuzumuz olsun, yeter" noktasına vardılar ve davalar yağmur gibi yağmaya başladı.

Tam da böyle bir önemli süreçte gazetemiz yeni bir dayanışma cephesi oluşturdu ve 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği süreci başlatıldı. Dayanışma her gün her kesimi içine alarak büyüdü. 50 gündür her sabah bir dostumuz aramızda oldu, neşemizi de kederimizi de paylaştı. 50 günde 52 Nöbetçi Yayın Yönetmeniyle çalıştık.

52 nöbetçi yayın yönetmenimizden neredeyse hepsine bilinçli olarak soruşturmalar açıldı. Dün ise her şey yeni bir aşamaya geldi ve yargı, Saray’ın siparişi üzerine Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin ve Erol Önderoğlu arkadaşlarımızı aramızdan aldı.

Artık hepimiz biliyoruz. Bu yapılanların hukukla ilgisi yok. Uzun uzun hukuki değerlendirme yapmanın da anlamı yok. Bu, düpedüz siyasal bir karardır ve "Özgür Gündem'le dayanışma" eylemini cezalandırma amacını gütmektedir. 

Ama onlar ne kadar netse biz de o kadar netiz. Dayanışma bu kadar kızdırıyorsa demek ki doğru yoldayız. Demek ki, daha fazla omuz omuza olacağız, daha fazla el ele tutuşacağız. Bu karanlıktan, bu bataklıktan başka türlü çıkmak artık mümkün değildir. Ya hep beraber, ya hiç birimiz. Ya el ele yürüyeceğiz, ya da tek tek yok edileceğiz. 

Üç dostumuza buradan şükran ve sevgi dolu selamlarımızı gönderiyoruz. Onlara borçluyuz şimdi ve bu borcumuzu yine gerçekleri yazarak ödeyeceğiz. Gösterdiğiniz dayanışma için hepinize teşekkür ediyoruz. Size de borçluyuz, o borcumuzu da aynı yoldan ödeyeceğiz.

Ape Musa'nın çocuklarını sevmeye ve onlara güvenmeye devam edin; bu güveni boşa çıkarmayacak, bir milim bile geri adım atmayacağız."

Özlem Çoban - Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları