loading
close
SON DAKİKALAR

Bu vakıfla rejim infilak eder!

Bu vakıfla rejim infilak eder!
Tarih: 17.06.2016 - 12:05
Kategori: Gündem

Yalçın Doğan: Maarif Vakfı ile iktidar cumhuriyetin, devletin eğitim sistemi yerine, 'kendi eğitim sistemini' kurarak, uzun dönemde kendi yetiştirdiği kuşaklarla rejim değişikliğini hedefliyor.

Gazeteci Yalçın Doğan, Maarif Vakfı ile iktidarın cumhuriyetin, devletin eğitim sistemi yerine, 'kendi eğitim sistemini' kurarak, uzun dönemde kendi yetiştirdiği kuşaklarla rejim değişikliği hedeflediğini yazdı.

Yalçın Doğan'ın T24'te yayınlanan o yazısı:

"Haydi çocuğum resim yap” denildiğinde, yaşları 4 ile 16 arasında değişen çocuklar, Güneydoğulu çocuklar resim yapmaya başlıyor, sadece tank, top, tüfek, roketatar resimleri.

O çocuklardaki travmayı görebiliyor musunuz? Çığlıklarını duyabiliyor musunuz onların?

O çocuklara şimdi “Maarif Vakfı” geliyor.

Nüfusun yüzde on beşi yoksulluk sınırı altında. Yoksulların yüzde kırk dördü çocuk. Ekmek bulmakta, sıcak yemek bulmakta zorlanan çocuklar.

O çocuklara şimdi “Maarif Vakfı” geliyor.

Türkiye’de 22 milyon 838 bin 428 çocuk var. O çocukların 893 bini işçi çocuk. Çalışan çocukların yarısı ayda 400 lira ücret alıyor. Haftada ortalama 54 saat çalışıyorlar. Yüzde 49’u, yani yarısı okula gidiyor. Çalışan çocukların üçte birine işyerinde yemek yok. Yedi milyondan fazla çocuk iyi beslenemiyor, protein alamıyor, et, süt, balık onlar için yok.

O çocuklara şimdi “Maarif Vakfı” geliyor.

Akıl almaz bir yasa

-O çocukların sorunlarına eğilmek yerine, AKP kendi ideolojisine uygun bir eğitim sistemi kurmak üzere harekete geçiyor. “Maarif Vakfı” adıyla yeni bir tasarı hazırlıyor, tasarı bugünlerde Meclis’te görüşülüyor.

-Eğitimde tam paralel bir sistem, AKP sistemi. Anayasaya aykırı, Milli Eğitim Bakanlığı varken, onun yerine geçecek bir sistem.

-Tasarının şu maddelerine bakın, AKP’nin Türkiye’yi nereye götürmek istediği ortada. “Dindar ve kindar bir neslin” ayak sesleri. Tasarıya göre:

-Yurt içinde ve dışında kamuya ait varlıklar 'be-del-siz' olarak bu vakfa devredilebilecek. Al şu arsayı, al şu binayı, al şu bilmem neyi, tek kuruş ödemeden vakfın varlığına geçecek.

-Milli Eğitim Bakanlığı eğitim hakkını vakfa devredecek. Milli Eğitim Bakanlığı fiilen iptal, fiilen devre dışı.

-Yurt dışındaki kamu ve kuruluşlara ait tüm eğitim birimleri kapatılacak. Cemaate ait okullar bitiyor. Bitiyor da, pratikte bu nasıl olacak belli değil. Cemaat okullarının yerini AKP okulları alacak.

-Kuruluş aşamasında vakfa Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinde bir milyon lira aktarılacak. Bütçe dediğin, senin benim verdiğim vergilerden oluşuyor. Senin, benim vergimi ne hakla, kendi ideolojik kurumuna aktarıyor, senden, benden izin almadan. Hangi hakla?

-Vakıf okul öncesinden üniversiteye kadar öğrencilere burs verecek, yurt açacak, eğitmen yetiştirecek. Hepsi “dindar ve kindar nesiller yetiştirmek” amacına dönük.

-Vakfın merkezi İstanbul’da olacak. Eğitim sistemi başkent Ankara yerine, İstanbul’dan yönetilecek.

-Vakfın Mütevelli Heyeti yedi sabit, beş geçici üye olmak üzere, on iki kişiden oluşacak. O sabit yedi üyenin dördünü Cumhurbaşkanı, üçünü Bakanlar Kurulu atayacak. Bu yedi üye 72 yaşına kadar heyet üyeliğini sürdürebilecek. Onlara diplomatik pasaport verilecek.

Bakanın savunması

Cumhuriyet tarihinde böyle bir vakıf yok. Yok, çünkü koskoca Milli Eğitim Bakanlığını iptal ediyor, Anayasal güvence altındaki “eğitim birliğini” ortadan kaldırıyor.

Aslında hedeflenen çok daha vahim.

Eğitim sistemi üzerinden, bu vakıf eliyle, rejimi değiştirmeyi amaçlıyor.

Cumhuriyetin, devletin eğitim sistemi yerine, “kendi eğitim sistemini” kurarak, uzun dönemde kendi yetiştirdiği kuşaklarla rejim değişikliğini hedefliyor.

Milli Eğitim Bakanı, henüz o bakanlık ve o bakan var, İsmet Yılmaz vakfı şöyle savunuyor:

“Maarif Vakfı ile okullarımızın gelişmesi önündeki engelleri kaldırarak, yurt dışında benzer yapılarla rekabet edecek, esnek ve güçlü bir yapı oluşturmak istiyoruz.”

O engelleri kaldırmak Milli Eğitim Bakanlığı'nın ve bakanın temel görevi. Bunun için neden bir vakıf kuruluyor?

Çok basit, asıl engel cumhuriyetin okulları, cumhuriyetin eğitim sistemi, ders müfredatı. Bu vakıf ile “o engel” ortadan kaldırılmak isteniyor.

Toplumsal yapıyı bozmak

Vakfın daha adı bile sırıtıyor. Altmış yıllık Milli Eğitim yerine “Maarif”, cumhuriyet ile zıtlaşan bir deyim.

Devlet eğitim sistemi yerine, AKP markalı paralel bir eğitim sistemi.

Üstelik, devletin parası, pulu, varlıkları ile.

Ömür boyu mütevelli heyet üyeliği.

Rejim değişikliği için AKP’nin attığı en büyük adımlardan biri.

Dikta yönetimi sadece başkanlık hayalleri ile gerçekleşmiyor, alttan alta bu gibi vakıflarla, eğitim sistemini ortadan kaldırıp, yerine kendi ideolojik kurumlarını oluşturarak, toplumsal yapıyı bozarak, demokratik sistemi yozlaştırma girişimi.

Böylesine keyfi ve cumhuriyeti hedef alan bir yasanın Anayasa Mahkemesi'nden geçmesi imkansız.

Ama, işte hayaller akıl ve mantık dışı her hırsı zorluyor.

316 AKP milletvekiline sormak istiyorum, gerçekten böyle bir zorlamada rol almak için vicdanınızın sesini dinliyor musunuz?

Nereye gidiyoruz, farkında mısınız?

Bu vakfın atacağı dinamitle parçalanacak rejimin altında hep birlikte kalacağımızı görmüyor musunuz?

Koyu bir karanlığın ayak sesleri.

Yalçın Doğan - T24

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları