CHP Grup Başkanı Faik Öztrak: Finansal cinayet gözlerinizin önünde işlendi siz seyrettiniz! Hazine ve Maliye Bakanı istifa etmek için ne bekliyor?

CHP Grup Başkanı Öztrak, Fon skandalının göbeğindeki kurumlar hakkında 2025 yılı Sayıştay raporlarında en ufak bir bilgi olmadığını söyledi: “Bu nasıl bir denetim? Saydamlık olmayınca hesap verme de olmuyor.”
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı Öztrak, 2027 Bütçesinin Fon Vurgunundan aylar önce hazırlanan Orta Vadeli Program’ın varsayım ve tahminlerine göre bağlandığını hatırlatarak, “Şu anda konuştuğumuz bütçe, yaklaşık 200 milyar dolar civarında, daha fazla servete sahip bir ekonominin büyüklüklerine göre hazırlanmış gerçekçi olmayan bir bütçeyi konuşuyoruz” dedi.
Fon Skandalını bir finansal cinayet olarak nitelendiren Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’e “Bu finansal cinayet sizin gözlerinizin önünde, sizin bilginiz dahilinde işlendi. Siz seyrettiniz. Milyonlarca vatandaşımız, milyarlarca lirasını, size bağlı kurumlar görevini yapmadığı için kaybetti. İspanya’da yaşanan tren kazasında Ulaştırma Bakanı sorumluluğu alıp istifa etti. Siz bu finansal Susurluk Kazasının sorumluluğunu alıp istifa etmek için daha ne kadar bekleyeceksiniz?” diye sordu.
Örgütlü suçtan tutuklanan Borsa İstanbul Genel Müdürü’nün Takasbank’ın yönetiminde birlikte görev yaptığı Muhsin Atcı’nın SPK’nın başına getirildiğine dikkat çeken Öztrak, “Bu sen, ben, bizim kız, bizim oğlan yaklaşımıyla, hesap sorarmış gibi yaparak, yatırımcılara nasıl güven verebileceksiniz?” dedi.
Fon skandalının göbeğindeki kurumlar hakkında 2025 yılı Sayıştay raporlarında en ufak bir bilgi olmadığını da belirten Öztrak, “Bu nasıl bir denetim? Saydamlık olmayınca hesap verme de olmuyor” diye tepki gösterdi.
CHP TBMM Grup Başkanı Faik Öztrak, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesi üzerine söz aldı. Öztrak şunları söyledi:
BÜTÇE VURGUN ÖNCESİ OVP’YE GÖRE HAZIRLANDI
Bugün üzerinde konuştuğumuz 2027 bütçesi, fon vurgunundan aylar önce hazırlanan, Orta Vadeli Program’ın varsayım ve tahminlerine göre bağlandı. Soygunun ardından 2 ayda, Merkez Bankasının net rezervlerinin yarısından fazlası, borsa şirketlerinin piyasa değerinin üçte biri eridi. Batan fonlarındaki kayıp 20 milyar dolar civarında. Şu anda konuştuğumuz bütçe, yaklaşık 200 milyar dolar civarında, daha fazla servete sahip bir ekonominin büyüklüklerine göre hazırlanmış gerçekçi olmayan bir bütçeyi konuşuyoruz.
BÜTÇENİN GERÇEKÇİLİĞİ YOK
Bundan da öte, siyaset-bürokrasi-yandaş vurguncu şeytan üçgeni ekonomide zaten diplerde olan güveni de yok etti. Güvenin serbest düşüşte olduğu bir ekonomide, bütçede hedeflenen büyüklüklere ulaşması için, içilecek ilaçların dozunun yani politikaların radikal bir şekilde değişmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu bütçe büyüklüklerinin de, arkasındaki politikaların da gerçekçiliği yok. Bu bütçeyle, yıllık programdaki politikalarla, ekonomide yaşanan bu derin krizi aşıp OVP’deki hedeflere, büyüklüklere ulaşmanız çok güç.
VURGUNU SEYRETTİNİZ, İSTİFA İÇİN NE KADAR BEKLEYECEKSİNİZ
Sayın Bakan siz geçtiğimiz yıl sonunda “Bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını biliyoruz” dediniz. 10 ay sonra da ekonomimiz bu vurgunu yedi. Sözü hiç eğip bükmeden sorayım: Bu finansal cinayet sizin gözlerinizin önünde, sizin bilginiz dahilinde işlendi. Siz seyrettiniz. Milyonlarca vatandaşımız, milyarlarca lirasını, size bağlı kurumlar görevini yapmadığı için kaybetti. İspanya’da yaşanan tren kazasında Ulaştırma Bakanı, sorumluluğu alıp istifa etti. Siz bu finansal Susurluk kazasının sorumluluğunu alıp istifa etmek için daha ne kadar bekleyeceksiniz?
SKANDAL BÜROKRASİNİN ÜZERİNE YIKARAK TEĞET GEÇMEZ
Sizin başında olduğunuz bir ekonomi yönetimine, içerideki ve dışarıdaki yatırımcılar, nasıl güvenip de para yatıracaklar? Siz bu, “sin külahın görünmesin” stratejisiyle, vurgunun sorumluluğunu bir avuç bürokrata yıkarak, arkasındaki siyasetçileri saklayarak, Meclisimize hesap vermekten kaçarak, vurgunun sebep olduğu tsunaminin, teğet geçebileceğine gerçekten inanıyor musunuz? Kimsenin güvenmediği bu yönetimin, vurgunun ardından, enkazın kaldırılması ve zararlarının tazmini sürecini, doğru yönetebileceğini düşünüyor musunuz? Siz televizyona çıkıp, “Parayı gönüllü iade edin. Yoksa Adalet Bakanlığımız gereğini yapar” diyorsunuz ama Adalet Bakanı, “Gönüllü iade hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz” diyor. Vatandaş hanginizin dediğine inanacak?
MAĞDURLARA STOPAJ KESTİĞİNİZ DOĞRU MU?
Bu işin hesabını kitabını da doğru tutulduğundan da endişeliyim. Rakamlar havada uçuşuyor. Haber ajanslarının yayımladığı bazı rakamlar var ama şimdi size soruyorum: Tövbe hesabına bugüne kadar kaç lira yatırıldı? Neden mağdurlara bir milyon liraya kadar ödeme yapmayı vaat edip, bunun sadece dörtte birini ödeyebildiniz? Bir de şu söylentileri duyuyoruz. Mağdurlara yaptığınız bu ödemelerden stopaj kestiğiniz söyleniyor bu doğru mu?
SAĞ CEPTEN DEĞİL, SOL CEPTEN AMA YİNE MİLLETİN KESESİNDEN
Fonlara para yatıran yatırdığı paraları tahsil edemeyen kaç kamu kuruluşu var? İsimleri ve tahsil edilemeyen tutarlar nedir? “Fon vurgununun zararlarını tasfiye sürecinde kamunun üzerine yük gelmeyecek” dediniz. Ama bakıyoruz, %76’sı Varlık Fonu’na ait olan Türkiye Sigorta, ödünç verdiği ancak vadesinde iade edilmeyen Devlet İç Borçlanma Senetleri için toplam 9 milyar lira karşılık ayırmış. Bunlar Varlık Fonu tarafından karşılandığında, kamuya yük sayılmayacak mı? Emlak Katılım Bankasının, Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın, hisselerini alması için vereceğiniz sermaye, milletin kesesinden çıkmış sayılmıyor mu? Kanuna bir gece yarısı eklediğiniz düzenlemeyle, fon temerrüde düşmeden satış talimatı verenleri, alacaklı statüsünden çıkarıp pay sahipleri kapsamına aldınız. İnsanlar alacağını mahkeme yoluyla aldığında, para devletin sağ cebinden değil sol cebinden çıktığında, bunu milletin kesesinden çıkmış saymayacak mısınız?
BİRLİKTE GÖREV YAPAN MUHSİN ATICI’YI SPK’YA ATADINIZ
Adını fon vurgunu sonrasında herkesin öğrendiği Takasbank’ta, Yönetim Kurulu Başkanvekili de olan, Borsa İstanbul’un Genel Müdürü örgütlü suçtan tutuklandı ama aynı Takasbank’ın yönetiminde, onunla birlikte görev yapan Muhsin Atcı’yı da, siz bu hafta sonu Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığına atadınız. Bu sen, ben, bizim kız, bizim oğlan yaklaşımıyla, hesap sorarmış gibi yaparak, yatırımcılara nasıl güven verebileceksiniz? Önümüzdeki bir yılda ödemeler dengesinin finansmanı için, gereken 300 milyar doları daha bu sabah S&P Dow Jones, endeks değişikliklerine güvensizlik nedeniyle dondurduğunu dile getirirken nereden ve hangi şartlarla bulabileceksiniz?
KİT DENGESİ BİR YILDA 500 MİLYAR LİRA İYİLEŞİYOR
Getirdiğiniz bütçede, kamu kesimi borçlanma gereğinin milli gelire oranının 2027’de yüzde 3,2 olacağını söylüyorsunuz. Açığının bu seviyede kalmasında, KİT dengesinin bir yılda 500 milyar liranın üstünde iyileşmesi belirleyici. Bu nasıl olacak? Bunun için KİT ürünlerine ne kadar zam yapmayı planlıyorsunuz? Bu enflasyonu düşürme hedefinizle ne kadar tutarlı?
DÖVİZLE BORÇLANMA DOLARİZASYONU TETİKLEYEBİLİR
Fon vurgunundan sonra, başta Hazine olmak üzere her kesimin borçlanma koşulları bozuluyor. Bütçenin faiz ödemelerinin milli gelire oranını yüzde 3,6’da gerçekten tutabilecek misiniz? Hazine’nin Finansman Programı birkaç gün önce açıklandı. 2027’de toplam borçlanma yüzde 40 artışla 7 trilyon 578 milyar liraya çıkacak. Programa, “2027 yılında uluslararası sermaye piyasalarından tahvil ve kira sertifikası ihraçları yoluyla 13 milyar ABD doları tutarı karşılığında finansman sağlanacak” diye de yazmışsınız. Yetmemiş dövizle iç borçlanma yapmayı da öngörmüşsünüz. Bu yılın ilk 9 ayı itibariyle baktığımızda, iç borçlanmada dövizin ağırlığı geçen yılın aynı dönemine göre 14 puan birden artmış, yüzde 36’ya çıkmış. TL’nin ağırlığı ise yüzde 64’e gerilemiş. Bu hızla devam ederseniz 2027’de içeriden ve dışarıdan dövizle toplam 3,2 trilyon lira borçlanacaksınız. Merkez Bankası rezervleriniz yarıya düşmüş. Siz dövizle borçlanırken, bunun piyasalarda dolarizasyonu başlatmasını nasıl önleyebileceksiniz?
IMF’NİN BAHSETTİĞİ “KRİTİK KÖR NOKTALAR”
Bugün burada SPK, BDDK gibi, fon skandalının tam göbeğindeki kurumların 2025 yılı Sayıştay raporlarını da görüşüyoruz. Fon vurgununun alt yapısının oluşturulduğu dönemin raporlarında, bu istismarla ilgili zerre miskal bilgi yok. Bu nasıl bir denetim? Saydamlık olmayınca hesap verme de olmuyor. Sayın Bakan, saydamlık demişken, Uluslararası Para Fonu’nun yayımladığı, Türkiye Mali Şeffaflık Değerlendirme Raporunda yer alan övgüleri, sosyal medyada paylaştınız. Bu raporda sizin görmediğiniz bazı hususları da izin verirseniz ben anlatayım. Raporda Parlamento denetiminin zayıflaması, bütçe dışında yapılan harcamalar ve şartlı yükümlülükler “kritik kör noktalar” olarak tanımlanıyor. Deprem gerekçesiyle, “Emanet Hesabı” şişirilerek, bütçenin arkasından dolaşılması eleştiriliyor. Kur Korumalı Mevduat üzerinden verilen garantilerde, yükün Merkez Bankası’nın sırtına bırakılmasına dikkat çekilmiş.
VARLIK FONU ELEŞTİRİSİ DİKKAT ÇEKİYOR
Ama özellikle son fon vurgununda adı sık sık geçen, AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın başında olduğu, borsa soygununu BIST Başkanı şapkasıyla izleyen Erişah Hanım’ın Başkanvekili olarak görev yaptığı Varlık Fonu’nun, Sayıştay denetiminin dışında kalması, hesaplarının denetimi hususunda iç kamuoyuna yeterince bilgi verilmemesi eleştirisi gerçekten de dikkat çekiyor. Raporda yer alan bu konular hakkında da Sayın Bakan birkaç cümle açıklamada bulunursa dinlemekten memnuniyet duyarız. Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












