CHP İl Genel Meclis Üyeleri ile Belediye Meclis Üyelerinin aldıkları huzur haklarının arttırılması için kanun teklifi verdi.
CHP İl Genel Meclis Üyeleri ile Belediye Meclis Üyelerinin aldıkları huzur haklarının arttırılması için kanun teklifi verdi.
CHP Antalya Milletvekili Dr. Niyazi Nefi Kara’nın hazırladığı kanun teklifleri ile İl Genel Meclis Üyelerine ödenen 2200 gösterge rakamına göre düzenlenmiş ödeneğin 4400 gösterge rakamının memur maaşlarının hesaplanmasına esas katsayı ile çarpımıyla bulunacak tutara yükselmesi, Belediye Meclis Üyelerine ise Belediye Başkanına ödenen aylık ödeneğin üçte biri kadar ödenek ödenmesi istendi.
Sosyal Güvence de Teminat Altına Alınıyor
Şu an görevde olan İl Genel Meclis Üyeleri ile Belediye Meclis Üyelerinden sosyal güvenlik kurumu ile ilişkisi olmayanların günlük primleri hesaplanarak İl Özel İdare ve Belediye bütçelerinden ödenmesi ve sağlık, yaşlılık, ölüm ve malullük aylığı almasının da sağlanmasını amaçlayan kanun tekliflerinde kişilerin görevleri boyunca sosyal güvenlik ile ilişkilendirilmemesinin yarattığı mağduriyete dikkat çekildi.
Kanun tekliflerinde ayrıca geçmiş dönemde İl Genel Meclisi Üyeliği ile Belediye Meclis Üyeliği yapmış ancak bu dönem içerisinde bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilmediği için mağdur olmuş kişilerin de hesaplanacak günlük primleri borçlanarak ödemesi ile sağlık, malullük, yaşlılık ve ölüm haklarından yararlanmalarının önü açılıyor.
Huzur Hakları Sembolik Düzeyde
Kanun teklifleri hakkında açıklama yapan CHP Antalya Milletvekili Dr. Niyazi Nefi Kara, İl Genel Meclis üyeleri ile Belediye Meclis üyelerinin çoğunun başka bir iş ile uğraşmadıklarını ve sosyal güvencelerinin olmadığını belirterek, “Bu kişiler vatandaşlar tarafından kendilerini temsil etmeleri için görevlendirilmiş kişilerdir. Yerel düzeyde demokrasinin işlediği bu meclislerde görev yapmak son derece önemlidir. Bu sebeple İl Genel Meclisleri ile Belediye Meclislerinde görev alan üyelerin kendilerini güvende hissetmeleri de önem taşımaktadır. Yeri geldiğinde bölge ve halkı olumsuz etkileyecek kararların alınmasını önleyen üyeler, sembolik olarak aldıkları huzur hakları ile kendi toplantıya geliş gidiş masraflarını bile zor karşılayacak durumdadır. Üstüne bir de hiçbir sosyal güvencesi olmayan üyeler bu görevlerini bir nevi gönüllü olarak yapmakta ve bu durum sosyal devlet anlayışı ile de bağdaşmamaktadır” ifadelerini kullandı.