Muğla Milletvekili Demir,Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle soru önergesi hazırladı...
Muğla’nın Milas İlçesi Güllük Beldesinde “Tepe-Akfen grubuna bağlı İçme Suyu ve Arıtma Tesisi Depolama Birimi”nde 17 Haziran 2013 tarihinde depodan gelen kötü kokuları gidermek amacıyla kontrole giden 6 işçi ve işletme müdürü metan gazı zehirlenmesi nedeniyle hayatlarını kaybetmiştir.
Milas İlçesi, Güllük Beldesi’nde kurulu, adı geçen atık su arıtma tesisi depolama birimine ilişkin vatandaşlardan “koku geliyor” şeklinde Kaymakamlığa yapılan şikayetler bulunmaktadır.
Bu bağlamda,
1- Kaymakamlığa çevre halkı tarafından, bölgede metan gazı yayılımına ilişkin şikayetler defalarca yapıldığı halde, neden 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu çerçevesinde, İl Sağlık Müdürlüğü’nce inceleme ve araştırma yaptırılmamıştır?
2- Firma tarafından yapılan işler, “tehlikeli işler” sınıfında olduğu halde, kaza öncesinde Bakanlığınız tarafından neden gerekli denetimler gerçekleştirilmemiştir?
3- 6331 sayılı kanun çerçevesinde, söz konusu iş yerinde Bakanlığınızca, “risk değerlendirmesi”, “acil durum eylem planı” ve “tahliye planı” yaptırılmış mıdır? Eğer yaptırılmışsa, buna ilişkin herhangi bir idari işlem gerçekleştirilmiş midir? Eğer tespiti yapılmamışsa, neden mevzuatın açık hükümlerine rağmen bu tespit ve denetim yapılmamıştır?
4- İşçilerin iş akitlerinde belirtildiği üzere, meslek ve işleriyle, fiilen yaptıkları işler aynı değildir. “Tehlikeli işler” kapsamında çalışan işçilerin, mesleki eğitim sertifikaları olmamasına rağmen çalıştırılmalarına neden izin verilmiştir?
5- İşçiler hiçbir koruyucu malzeme olmadan, maskesiz bir biçimde çalıştırılmışlardır. Tehlikeli olduğu mevzuatla sabit bir ortam olmasına rağmen, iş güvenliği önlemleri alınmamıştır. Buna ilişkin 6331 Sayılı Kanunun emredici hükümlerine uyulmamıştır. Ayrıca “ekipler halinde çalıştırılması gereken işler” kapsamında olduğu halde, bu tür işlerde tek kişi çalıştırılmıştır.
Bunlara rağmen, neden Bakanlığınız tarafından gerekli kontroller ve denetimler yapılmamıştır? Yaşanan acı olayın ardından, ilgili firmaya hangi idari işlemler yapılacaktır?
6- 6331 sayılı Kanunun “tehlikeli işler” kapsamında yer alan söz konusu işyerinde, risk değerlendirmesi yaptırılıp yaptırılmadığı Bakanlığınızca tespit edilmiş midir? İşyerinde “iş güvenliği uzmanı”, “işyeri hekimi” bulunup bulunmadığı araştırılmış mıdır? Eğer araştırıldıysa, neden bugüne kadar konuyla ilgili herhangi bir işlem yapılmamıştır?
7- Acı olayın gerçekleşmesinin ardından, iş yerine gittiğimizde “iş sağlığı ve güvenliği” gereğince asılması gereken uyarı levhalarının olmadığını ve güvenlik önlemlerine ilişkin bilgilendirmenin yapılmadığını gözlemledik. Ayrıca olayın üzerinden 24 saat geçmiş olmasına rağmen, işyeri ve çevresinde halen metan gazı salınımı bulunduğunu tespit ettik.
Bu iş yerinin insan sağlığını riske etmesi nedeniyle, bugüne kadar Bakanlığınızca ne tür idari işlemler yapılmıştır? İş yerinde, “işin durdurulmasına ilişkin” gerekli mevzuat hükümleri yerine getirilmiş midir?
8- Söz konusu firmaya ait arıtma tesisinin tamamında, bugüne kadar iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı çerçevesinde, Bakanlığınızca herhangi bir denetim yapılmış mıdır? Söz konusu iş yerinde herhangi bir havalandırma sistemi bulunmamasına rağmen, bugüne kadar bu iş yerinin niteliği gereğince” çalışmasına Bakanlığınızca neden müsaade edilmiştir?
9- Bakanlığınızca yapılacak idari denetimler sonucunda ortaya çıkan mevzuata aykırılıklar ilgili olarak ve ölüme sebebiyet veren kişiler hakkında ne tür işlemler yapılacaktır? Bu işlemler tarafımıza ve kamuoyuna açıklanacak mıdır?
10- Olayda hayatını kaybeden işçilerin ailelerine yönelik, ne tür “hukuki“ ve “maddi” destekler sağlanacaktır?
Vişne Haber Ajansı