loading
close
SON DAKİKALAR

CHP'li Melda Onur Orman Bakanına sordu

CHP'li Melda Onur Orman Bakanına sordu
Tarih: 24.09.2013 - 09:25
Kategori: Siyaset

İstanbul Milletvekili Melda Onur, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na Bakanlığı ile ilgili yoğun çevre gündemini sordu...

Orman Bakanına sorulacak o kadar çok şey var ki…

· Bakanlığınız yalnızca bazı kurumların hamallığını mı yapıyor, yoksa orman ve su havzalarını korumaya dönük politika geliştirme bağımsızlığınız var mı?

· Fidanları nasıl seçiyor, kimden alıyor ve yaşayıp yaşamadıklarının denetimini yapıyor musunuz?

· Şehir Parkı’nı Mecidiyeköy Ali Sami Yen Stadyumunda kurmak yerine neden şehir merkezine uzak Beykoz’un bir köyü olan Elmalı’da kurmayı tercih ettiniz?

· 3. Köprü güzergahındaki diğer bakanlıklarla müzakere ettiğiniz koruma planları nelerdir?

· Kesilen ağaçları nereye taşıdınız? Yanlışlıkla kesilenlerin yerine 5 katını nereye dikeceksiniz?

· HES’ler konusundaki hatalarınız nelerdir?

İstanbul Milletvekili Melda Onur, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na Bakanlığı ile ilgili yoğun çevre gündemini sordu. Zira kamuoyunda, HES”lerin hata olduğunu kabul ettiği röportajdan 3. köprü projesinde yanlışlıkla kesilen ağaçlara, NASA’nın yayınladığı ‘Kuruyan Anadolu’ raporundan İstanbul’da yapılacağı ve Başbakanın ismini vereceği açıklanan ‘Central Park’a kadar Bakan tarafından cevaplanmayı bekleyen onlarca soru var.

Soru önergesinin metni şu şekilde:

Milliyet Gazetesi’nden Gökçer Tahincioğlu’na 16.09.2013 tarihinde verdiğiniz röportaj basına yansımıştır. Röportajda kullanılan ifadeler ve son dönemde yaşanan bazı gelişmeler doğrultusunda anılan konulara göre aşağıdaki soruların sorulması ihtiyacı doğmuştur:

1- Bakanlığınızı tanımlarken “Biz hamal bakanlıklarız. Hamallık işlerini üstleniyoruz” ifadesinde bulunmuşsunuz. 6/4/2011 tarihli ve 6223 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca 29/6/2011 tarihinde kurulması kararlaştırılan Orman ve Su İşleri Bakanlığının görevi ikinci maddede tanımlanmakta ve 6 maddelik bir görev tanımı yapılmaktadır. Hamal TDK Türkçe sözlüğünde “taşıyıcı” anlamındadır. Oysa Bakanlığınızın görev tanımlarında “korunma”, “geliştirme” misyonları ön plana çıkmaktadır. Görevinizi “hamal bakanlıklar olarak” tanımlamanıza sebebiyet veren “diğer kurumlarla etkileşiminizi belirleyen iş süreçleri” nelerdir? Orman ve Su İşleri Bakanlığı hangi kurumun hamallığını yapmaktadır?

2- Röportajınızda ağaçlandırma çalışmalarına değindiğiniz bölümde şu rakamlar yer almaktadır: “8 bin 315 km karayolu ile 2 bin 262 kilometre köy yolu kenarı ağaçlandırılmış ve bu alanlara 6,6 milyon adet boylu fidan dikilmiştir. Ankara-İstanbul TEM Otoyoluna 948 bin adet fidan dikilmiştir. 27 bin okul bahçesine 5,5 milyon adet fidan dikilmiştir. 1.095 adet hastane ve sağlık ocağı bahçesine 267 bin adet fidan dikilmiştir. 9 bin 826 adet ibadethane ve mezarlığa 1,3 milyon adet fidan dikilmiştir. Düzenlenen kampanyalarda vatandaşlara yaklaşık 110 milyon adet fidan dağıtılmıştır.”

Bu ifadelere göre, bu dikim çalışmaları sadece “hamaliye” ya da “taşıyıcı” sıfatı ile belli hedef rakamlara ulaşma amacıyla mı yapılmıştır? Eğer değil ise Bakanlığınızın “ağaçlandırma ve ormanla ilgili mera ıslahı konularında politikalar oluşturmak” yönündeki görev tanımı bağlamında;

- Fidanların seçimindeki prosedür nedir?

- Fidanlar hangi yolla temin edilmiştir? Hangi firma ihaleyi almıştır? Her bir fidanın maliyeti ne olmuştur?

- Fidanların bulundukları coğrafyanın ekolojisine uyumu takip edilmekte midir?

- Dikilen toplam fidanın ne kadarı yaşamaktadır? Ne kadarı dikildiği yerde yaşayamamıştır?

3- Röportajınızda “New York her tarafı beton olan bir yer. Bir tek Central Park var. Biz çok daha büyüklerini İstanbul’a yapıyoruz. Elmalı’da ihale yapıldı. Başbakanımız ismini verecek. Şimdilik biz Asya Ormanı diyoruz.” ifadelerinde bulunmaktasınız. Central Park adından da anlaşılacağı üzere “şehir merkezi parkıdır”. Elmalı ise Beykoz’a bağlı bir köy olup şehrin merkezine bir hayli uzaktır. Örneğin Mecidiyeköy’e 30 kilometre mesafededir.

- Bu durumda adı şimdilik Asya Ormanı olan ve Başbakandan adı bahşedilmesi beklenen park hangi özelliğiyle bir “Central Park” yani şehir merkezi parkı olacaktır?

- Elmalı Köyü’nde parkın yapılacağı bölge zaten yeşil alan, piknik alanları değil midir? Buranın rekreasyonla suni bir parka dönüştürülmesi Bakanlığınız görev tanımında “yeşil alan üretimi mi” sayılacaktır?

- Central Park diye adlandırdığınız şehir parkı için neden şehir merkezinde bir yer seçilmesi düşünülmemiştir. Örneğin neden şehrin yoğunluğuna soluk aldırabilecek Ali Sami Yen Stadyumu yerinde bir şehir parkı yapılması düşünülmemiştir? Bu yönde Bakanlığınızın bir talebi olmuş mudur?

4- Üçünçü Köprü projesi konusunda “Köprü projesi geldi ve imzalamadım. Bakanlık olarak şartlarımız şunlardı: “Yapılan yollar su kaynaklarına zarar vermeyecek, tarihi yapılar, kaynaklarımıza zarar vermeyecek, ekolojik köprüler yapılacak, yol bölüyorsa tüneller yapılacak. Yaşlı ağaçları zaten biz kesiyoruz, ama genç ağaçlar varsa bunlar taşınacak. Kesilen yaşlı ağaçlar yerine de asgarinin 5 katı kadar fidan dikilecek. Plan epeyce değişti.” Bu ifadelere göre;

- 3. köprü güzergahının etki edeceği su kaynakları ve su havzalarının zarar görmemesine dönük Ulaştırma Bakanlığı ile müzakere ettiğiniz düşünülen koruma planı nedir?

- Söz konusu bölgedeki tarihi yapılarla ilgili olarak Ulaştırma Bakanlığı ve Kültür ve Turizm bakanlığı ile müzakere edildiği düşünülen koruma planı nedir?

- Ekolojik köprülerle ilgili Bakanlığınız ve Ulaştırma Bakanlığı’nın müzakere ettiği koruma planı nedir?

- Yol yerine tünel tercihi yapılmış mıdır? Yapılacak mıdır? Bu yönde bir plan tadili var mıdır?

- Bölgede ne kadar yaşlı ne kadar genç ağaç bulunmaktadır? Şimdiye değin kaç adet genç ağaç taşınmıştır? Ne kadarı da taşıma planındadır? Taşıma kimler tarafından yapılmıştır? Ağaçlar nereye taşınmışlardır? Ağaçların taşınması ile ilgili Bakanlığınızın bir planı var mıdır?

5- 3. köprü çalışmaları hakkında yanlış saptanan bölgede binlerce ağacın kesilmesiyle ilgili Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Orman ve Su Bakanlığı ile ilgili iddialar ve tartışmalar sürmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 3. Köprü güzergahındaki değişikliklere ilişkin köprü güzergahında bulunan 16 belediyeye gönderdiği yazı kamuoyunun bilgisine sunulmuş, 11 Haziran 2013 tarihinde de Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım tarafından durdurma emri verilmiştir. Bu süreçte binlerce ağacın yanlışlıkla kesildiği bilgisinin doğrulandığı bir soru önergesi cevabınızda, şu ifadelere yer vermektesiniz:

“Verilen güzergah dahilinde ormanlık alanlara rastlayan bölümler için izin verilip saha teslimi yapıldıktan sonra ağaç kesimi yapılmaktadır. Viyadük yapılmasından vazgeçilmiş olup, yol güzergahında uygun yerlere viyadük ve tünel planlaması yapılmıştır. Karayolları yol standartları dahilinde kazı, dolgu, şev durumuna göre yol platformu belirlenmekte olup 300 metrelik mesafeye koruma bandı da dahildir ve koruma bandında ağaç kesimi mevzubahis değildir. Köprü inşaatı sebebiyle İstanbul’un Anadolu yakasında 93.750, Avrupa yakasında 151.371 adet ağaç kesilmiştir. Ancak kesilen ağaçların 5 katı kadar fidan dikilecektir. Nitekim dikimlere de başlanmıştır.”

Bu bağlamda;

- Önceden orman vasfına sahip olan ve inşaat için izin verdiğiniz alanlar, güzergah değişikliğinden sonra orman vasfını kaybetmiş midir?

- Kesilen ağaçların 5 katı kadar fidan yanlışlıkla kesilen alana mı dikilecektir?

- Toplamda yanlışlıkla kesilen 245 bin ağaçlık bölgeye 5 katı kadar fidan dikilmesi ile ilgili bir ÇED raporu ya da ilgili bilim kuruluşlarından alınmış teknik rapor veya görüş bulunmakta mıdır?

- Fidanların seçimindeki prosedür nedir? Fidanlar hangi yolla temin edilecektir? Konu ile ilgili bir ihale yapılmış mıdır? Hangi firma almıştır? Her bir fidanın maliyeti ne olacaktır?

- Yanlışlıkla kesilen ağaçların yerine dikilen fidanların yerlerine uyum sağlayarak yaşayabilmeleri için denetim prosedürü nasıl işleyecektir?

6- ‘HES’ler konusundaki ifadelerinizde “hatamız oldu” demişsiniz. Bu bağlamda;

-Tespit ettiğiniz hatalar nelerdir? ‘HES’ler konusunda yapılan hatalar yüzünden ortaya çıkan çevre tahribatı hakkında Bakanlığınız bir çalışma yapmış mıdır?

-Yanlış, sahte ve masa başında düzenlenen ÇED raporları yüzünden yaşanan çevre tahribatı konusunda Bakanlığınızın yaptırımı ne olacaktır?

- Danıştay tarafından durdurma kararı verilip inşaatları süren ve hatta açılışı yapılan kaç adet HES vardır? Bu HES’lerin hukuki statüsü nedir? Bakanlığınızın an itibarıyla ‘hukuksuz ilerleyen’ HES’lerle ilgili bir planı bulunmakta mıdır?

7- Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’nın, 4 kıtadan bilim insanlarının hazırladığı su raporu yayınladığı bilgisi basına yansımıştır. Alt başlık olarak ‘Kuruyan Anadolu’ raporuna göre Eğirdir ve Burdur gölleri kuruyor, Kovada Gölü birkaç yıl içinde kuruyacak. Türkiye’de medyaya yansıyan ayrıntılar ise şu şekildedir:

· Son 50 yılda 6 kentte 36 göl tamamen kurudu.
· 14 göl kuraklık tehlikesi altında.
· Son 60 yılda 2 milyon hektar sulak alan kurudu.
· Burdur Gölü’nün sadece 2012′de kaybettiği su miktarı 3 milyar damacanadan fazla.
· 20 yıl önce ‘altı deniz’ denilen Konya Havzası’nda su seviyesi her yıl 1.5 metre düşüyor.

Bu veriler ışığında gelinen bu durumun sebebi; çok su tüketen tarım politikaları ve suyun doğal döngüsüne barajlarla müdahale eden su politikaları olarak belirtilmiştir. Bakanlığınızın “koruma” görevi bağlamında;

- ‘Kuruyan Anadolu’ raporu hakkında Bakanlığınızın bir bilgisi ve incelemesi var mıdır?

- Kuruyan su kaynakları ile ilgili Bakanlık uydu görüntülerini NASA’dan temin etmekte midir?

- Bakanlığın kuruyan su kaynakları ile ilgili kendi bünyesinde yaptığı çalışmalara göre son 50 yılda 6 kentte 36 göl tamamen kuruduğu tespit edilmiş midir? Bu kurumalar hangi göller için hangi yıllar dahilinde gerçekleşmiştir?

- Kuraklık tehlikesi altında olduğu belirtilen 14 göl için Bakanlığınızın eylem planları nelerdir?

- Son 60 yılda kuruduğu belirtilen 2 milyon hektar sulak alan Bakanlığınızca da tespit edilmiş midir? Bu kurumalar hangi göller için hangi yıllar dahilinde gerçekleşmiştir?

- Kuruyan su kaynaklarının sebebi, raporda belirtildiği gibi Bakanlığın su politikalarından mı kaynaklanmaktadır?

- Burdur gölü ve Konya havzası için Bakanlığınızın eylem planları nelerdir?

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları