Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz ve İnsan Hakları Paneli'nde 'Zamanında OHAL'i kaldırdık bir şey değişti mi? Değişmedi. Orada terör arttı. Artık onların anlayacağı dilden onlarla konuşuyoruz' dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz ve İnsan Hakları Paneli'nde 'Zamanında OHAL'i kaldırdık bir şey değişti mi? Değişmedi. Orada terör arttı. Artık onların anlayacağı dilden onlarla konuşuyoruz' dedi.
Erdoğan, "15 Temmuz dünya demokrasi tarihinde bir ilktir. Silahların, tankların, uçakların üzerine cesaretle yüründüğü bir başka örnek yok" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümü nedeniyle yapılan etkinlikler kapsamında Ankara Ticaret Odası'ndaki panelde konuşuyor.
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
15 Temmuz dünya demokrasi tarihinde bir ilktir. Silahların, tankların, uçakların üzerine cesaretle yüründüğü bir başka örnek yok.
(Fethullah Gülen'e) Utanmadan 'Amerika müsaade ederse Türkiye'ye giderim' diyor, seni çağırdım, niye gelmedin?
'HAYATI YALAN'
(CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Örtülü darbe' sözleriyle ilgili olarak) 15 Temmuz Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi örtülü darbe değil. Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine gitti. 20'sinde örtülü darbe diyorsun. 15'ini 16'ya bağlayan gece nasıl bir örtülü darbe. Hayatı yalan. Bunlarda dürüstlük yok.
'ON BİNLERCE DARBECİ RASTGELE AÇILMIŞ ÇUKURLARDA YATIYOR OLURDU'
O gece hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 250 iken, öldürülen darbecilerin sayısı sadece 35'tir. İşte bu rakamların üzerinde de düşünmemiz lazım. Şayet Türkiye bir hukuk devleti olmasaydı, adaleti gözeten bir ülke olmasaydı, en azından o gece darbede fiilen rol alan 10 binlerce hain şu anda cezaevlerinde değil, rastgele açılmış çukurlarda yatıyor olurdu.
'GİTSİN ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞSIN'
Sordukları şu: İşte bu kadar kişi işinden edildi. Bize ne? Onu mu düşüneceğiz bir de. Gitsin özel sektörde çalışsın. Devlet mi besleyecek bunları? Devlet besledi, devlete ihanet ettiler bunlar. Zaten Türkiye'nin en önemli sorunlarından bir tanesi de 657'dir (Devlet Memurları Kanunu). Bu 657'nin de eğer bir mutabakat sağlanabilse aynen batıda olduğu gibi, 657'nin memur-işçi ayrımı değil, tamamıyla çalışanlar olarak değiştirilmesi lazım. Bu olduğu zaman zaten çok daha isabetli adımların atıldığını göreceğiz.
Öldürülen darbecilerin tamamı çatışmalarda hayatını kaybetti. Buna karşılık Türkiye tam tersi suçlamayla karşılaştı. Vatandaşlarımıza gösterilmeyen ilgi ve sempati darbenin bastırılmasından sonra darbeciler için gösterildi.
Teröristlere gösterilen şefkati masumlardan esirgeyen bir insan hakları anlayışını kabul etmiyoruz.
Büyükada'da proje çatışmalarını yürüttüler. Son G-20'de bana bunu sordular. 'Gazetecileri tutukladınız?' Bunlar ajan provokatör. Baskında masada nasıl haritalar olduğunu polis tespit etti.
Hani nerede insan hakları. Keyfe keder. Kusura bakmayın bizde de yargı var.
Bütün bu huzursuzluklar bittiği zaman, terörle mücadelede hedefe ulaştığımız zaman OHAL'i kaldıracağız. Fransa'da 15-20 kişi öldü OHAL var. Bizde devlete darbe oldu. Beyefendiler OHAL'i kaldırın diyor.
'İNSAN HAKLARI ALANINDA AVRUPA'NIN ÖNÜNDEYİZ'
Zamanında OHAL'i kaldırdık bir şey değişti mi? Değişmedi. Orada terör arttı. Artık onların anlayacağı dilden onlarla konuşuyoruz.
Biz insan hakları alanında Avrupa'nın önündeyiz. İşte Hamburg'da gördük. Rezalet. Antalya'da nasıl bir G20 zirvesi yaptık. Hepsi bize söylüyor, 'Antalya bir başkaydı'.
Şimdi birisi daha sokağa çağırıyor. Daha önce sokağa çağırılınca ne olduğunu gördük. 53 Kürt kardeşimiz öldü.
'BİR TEŞEKKÜR GELDİ Mİ?'
İnsan hakları alanında eleştiri getiren muhalefet partisinin geçmişi en utanç verici ihlallerle doludur.
(Adalet Yürüyüşü) Böyle bir güvenliği kimse sağlamazdı, biz sağladık. Yürüyüşü de, mitingi de yaptın. OHAL olmasaydı başka şeyler olabilirdi ha. Ama bir teşekkür geldi mi?
(Ahmet Türk için) Çok hasta olduğu için Mardin Belediye Başkanı serbest bırakıldı. Bu nasıl hasta. Yürüyüşte yürüyor. Bunların kontrollü gözetim altında olması lazımdı.
'ÜLKEMİZE NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ GELMESİ LAZIMDI'
Ülkemize Nobel Barış Ödülü verilmesi lazımdı. Ama Nobel Barış Ödülü sipariş üzerine geldiği için buraya öyle bir ödül gelmez.
Diğer ülkelere ses çıkartmayanların, bize verdikleri tepkiyi anlamakta zorlanıyorum. Anayasa'da yetkilerimizn yüzde 90'nını kullanmadığımız halde bu denli üstemize gelinmesi arkasaında başka şeylerin olduğunu düşündürüyor.
Ölümcül hasta denilenlerin ne kadar sağlıklı olduğuna şahitlik ettik.
Bizim derdimiz kimseyi mağdur etmek değil, terörün kökünü kazımaktır. Sadece teröristlerden aldıkları bilgiler yerine buraya gelselerdi göreceklerdi. Ama bunların derdi gerçek değil. Pazartesi toplantı yapacağız. Ama görünüşe göre şu anda OHAL'e ihtiyacımız var."
Sputnik