loading
close
SON DAKİKALAR

Erdoğan Toprak, Irak Gezisini canlı yayında anlattı

Erdoğan Toprak, Irak Gezisini canlı yayında anlattı
Tarih: 24.08.2013 - 13:00
Kategori: Siyaset

Erdoğan Toprak, 'AKP Türkiye’yi müthiş bir dış politika bataklığına sürüklüyor. Türkiye yalnız adam oldu' dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, “AKP Türkiye’yi müthiş bir dış politika bataklığına sürüklüyor. Türkiye yalnız adam oldu” dedi.

“Sayın Başbakan iktidara geldiği günden bugüne etrafımızda bir dost bırakmadı. Türkiye her komşusunun içişlerine burnunu sokan ülke konumuna geldi”

-“AKP Türkiye’yi yalnızlaştırıyor. AKP’nin bu yalnızlaştırması Türkiye’yi ekonomik olarak da bir çıkmaza doğru sürüklüyor. Suriye’deki yanlış politika Türkiye’nin 11 ülkeyle kapılarının kapanmasına neden oldu. 11 ülkeyle esnafım, ihracatçım iş yapamıyor, müteahhitlik hizmetinden tutun mal satmaya kadar. Ve Irak’ta da bu olay başladı.”


-“Dolar 2 bin liraya çıktı. Bu süreçlerde bizim yapmamız gereken dış dünyayla bağlarımızı kesmek değil, dış dünyayla bağlarımızı güçlendirmek lazım. Türkiye Irak’ta 12 milyar dolar gibi bir girdisi olan, müteahhitlik hizmeti olan bir ülke. Böyle bir ülkeyle ipleri kopma noktasına veya ilişkilerin bitme noktasına gelmiş olması doğru bir şey değil”

-“CHP Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, laikliği benimseyen, Din ve devlet işlerini birbirinden ayıran ama, inanç önderlerine de saygı duyan bir partidir. İmam Azam ile İmam Musa’nın türbelerine gitmiş olmak bu açıdan önemlidir ve eşit uzaklıkta duruşumuzun göstergesidir”


-“Irak ziyaretimizde devlet başkanlarına ayrılan konuk evini bize ayırdılar. Güvenlik konusunda da gerçekten azami dikkat gösterdiler. Kendilerine teşekkür ederim.”


Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Irak’a giden Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak gezi sonrası Habertürk’ün canlı yayınına konuk oldu ve Didem Arslan Yılmaz’ın sorularını şöyle yanıtladı;


Didem ARSLAN YILMAZ- CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler 45 kişilik bir heyet Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin davetlisi olarak Bağdat’a gitmişti. Heyet bugün öğle saatlerinde Türkiye’ye döndü. Heyette yer alan isimlerden CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak ayağının tozuyla bizimle birlikte. Efendim hoş geldiniz.

Erdoğan TOPRAK- Hoş bulduk, iyi yayınlar.

Didem ARSLAN YILMAZ- Irak merkezi hükümetiyle neler konuştunuz? Merak edilen sorulardan biri. Türkiye’ye bakışlar nasıl ve bazı ziyaretlerin neden iptal edildiğini de soracağız size. Merak edilen çok soru var. Bir kez daha hoş geldiniz.

Şimdi en sondan başlayalım. Necef ve Kerkük ziyaretleriniz bildiğimiz kadarıyla Cuma namazı sonrası yaşanabilecek potansiyel saldırılar gerekçe gösterilerek iptal edildi. Öyle mi oldu? İptalin gerçek sebebi bu muydu Sayın Başkan?

Erdoğan TOPRAK- Gerçek sebebi buydu. Çünkü biz oradayken de bazı olaylar oldu Kerkük’te ve Necef’te. Bundan dolayı dediler ki gitmeseniz daha iyi olur. Tabi yetkililer o konuda daha uzman, oradaki olayları çok iyi daha takip ediyorlar. Çünkü istihbarat onların elinde. Şimdi buna rağmen bizim kalkıp bazı vatandaşlarımızın hayatını orada tehlikeye atmamız doğru değildi. Bundan dolayı o seyahatlerimizi iptal ettik. Ama gezinin anlamı yani randevu aldığımız tüm devlet yetkilileriyle tüm görüşmeler yapıldı.

Didem ARSLAN YILMAZ- Peki bildiğimiz kadarıyla bazı haberlerde geliyor. Kerkük valisi kabul etmediği için bu ziyaretin yapılmadığıyla ilgili yorumlarda bulunanlar oldu. Böyle bir şey sözkonusu mu?

Erdoğan TOPRAK- Hayır çok komik bir şey. Yani Türkmen heyeti de dün bizi kaldığımız devlet konukevinde ziyaret etti. Ve devlet konukevinde gece saat 11.30’a kadar oradalardı. Basına da yansıdı. Getirip hediyelerini takdim ettiler. Kerkük’te ağırlamaktan çok daha mutlu olacağını söylediler ama bu olaydan dolayı da üzüldüler. Ama bunun daha doğru olacağını söylediler. Çok güzel bir görüşme oldu.

Didem ARSLAN YILMAZ- Güvenlik gerekçesiyle?

Erdoğan TOPRAK- Tabi ki. Başka şey yok.

Didem ARSLAN YILMAZ- Şimdi Dışişleri sizi aslında uyardı diye biliyoruz. Gitmeyin demişti. Buna rağmen gittiniz. Ne dersiniz Irak’ta nasıl bir güvenlik zaafı var. Korktunuz mu Sayın Başkan?

Erdoğan TOPRAK- Hayır korkmadık. Aslında Bağdat’ta daha büyük olaylar olduğunda devlet yetkilileri gitti. Başbakan, Sayın bakanlar onlar gittiler ve orada tüm tertibat alınmıştı. Şimdi Dışişlerinin kalkıp da olaylar daha da sakinleşmiş bir dönemde bize gitmeyin demesine üzüldük. Yani bu hoş bir şey değildi. Birde Irak yetkilileri gerçekten dediler ki, biz sizin tüm güvenliğinizi alırız ve devlet başkanlarına ayrılan konuk evini bize ayırdılar. Güvenlik konusunda da gerçekten azami dikkat gösterdiler. Kendilerine teşekkür ederim. Bence bu süreçlerde, bakın dolar 2 bin liraya çıktı. Bu süreçlerde bizim yapmamız gereken dış dünyayla bağlarımızı kesmek değil, dış dünyayla bağlarımızı güçlendirmek lazım. Türkiye orada 12 milyar dolar gibi bir girdisi olan, müteahhitlik hizmeti olan bir ülke. Böyle bir ülkeyle ipleri kopma noktasına veya ilişkilerin bitme noktasına gelmiş olması doğru bir şey değil.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak çok güzel bir görev üstlendik. Biz bu ülkemiz için üstlendik. Oraya gittik. Gitmeden önce burada konularla ilgili, sorunlarla ilgili biz bilgi aldık. Orada iş yapan işadamlarımızdan. Maliki’yle toplantıya girmeden bir gün önce Sayın Kılıçdaroğlu orada iş yapan firmaların temsilcilerini El Reşit otelinde topladı. Nedir sorununuz, hangi konuları Sayın Başkanla, Başbakanla tartışmamı istersiniz, çözüm bulmamı istersiniz. Onlarda tek tek yazdılar. İşte vize zorluğumuz var, iş kabulde zorluğumuz var, davet gelmiyor. İşte bunların hepsini biz alt alta yazdık. Sayın Maliki’yle bunları masaya yatırdık.

Didem ARSLAN YILMAZ- Başbakan dün yaptığı açıklamada dedi ki, aslında bu bir turistlik ziyaret. Eğer işbirliği yapmak istiyorlarsa hükümetle görüşmesi, bizimle görüşmesi gerekiyor. Neden CHP’yle görüşüldü dedi. Bu ziyareti bir turistik ziyaret olarak yorumladı Sayın Erdoğan.

Erdoğan TOPRAK- Ama Sayın Başbakana da şunu sormak lazım. Yani etrafında bir tane dost bıraktı mı acaba? Bir başka ülkenin iç işlerine karışırsanız siz nasıl ilişkileri güçlendirirsiniz? Yani Sayın Başbakan iktidara geldiği günden bugüne etrafımızda bir dost bırakmadı. Türkiye o bölgelerde güvenilir bir ülkeydi. Ama şimdi o bölgelerde benim aldığım izlenim ve oradaki bize söylenen Türkiye’nin her komşunun içişlerine burnunu sokan ülke konumuna geldi. Bizce Sayın Başbakan bize teşekkür etmeli. Biz Sayın Genel Başkanımızla Başbakan El Maliki’yi ziyaret ettiğimizde Türkiye’nin meselelerini konuştuk. Türkiye’nin çıkarları ne olur bu bölgede onu konuştuk. Bağdat metrosunun Türk firmalara verilmesini konuştuk. Kerkük havaalanının Türk firmalarına verilebilmesini konuştuk. Bunlar konusunda önemli görüşmeler yaptık.

Didem ARSLAN YILMAZ- Görüşmelerin sonucunu da sorarım size ama şimdi Irak hükümetiyle arası iyi olmayan daha doğrusu bizim hükümete, daha doğrusu Ankara’ya gol atmak için mi gittiniz? Çünkü böyle yorumlayanlar oldu. Niye gidiyor CHP oraya diye yorumlayanlar oldu. Bunu bir netleştirelim.

Erdoğan TOPRAK- Şunu söyleyeyim. Bir kere tüm görüşmeler kayda alındı ve biz o kayıtları Dışişleri Bakanlığına vereceğiz. Benim girdiğim toplantılarda ben Ticaret Ataşesini yanıma aldım…

Didem ARSLAN YILMAZ- Tutanakları mı vereceksiniz?

Erdoğan TOPRAK- Tabi ki. Ticaret Ataşesiyle beraber kurula girdik, toplantıya girdik. Bakın Türkiye 2 bin lirayı geçti dolar. Bunun altındaki yatan neden ekonominin kötü yönetilmesidir. Ekonominin sıcak paraya teslim edilmesidir. Sıcak paraya teslimden kurtarmak için Türkiye’nin ihracatını arttırması lazım. Türkiye’nin uluslararası alandaki bu komşumuz ülkelerle müteahhitlik hizmetlerini geliştirmesi lazım. Yani yapmazsanız, işte sıcak parayla ekonomiyi çevirirseniz olacağı budur.

Didem ARSLAN YILMAZ- Peki Irak merkezi hükümeti Başbakana, Türkiye’ye mesafelimi?

Erdoğan TOPRAK- Kırgın.

Didem ARSLAN YILMAZ- Neden?

Erdoğan TOPRAK- Çünkü içişlerine müdahale ettiğini düşünüyor. Ve bu konuda bazı bildikleri var herhalde. Yani bu ileriki günlerde sanıyorum bunu daha net bir şekilde söylerler. Çok mutlu değiller. Kırgınlığını şuradan da anlayabiliyoruz. 2012 – 2013 hiçbir Türk firması doğru dürüst orada büyük bir işte kabul almamış, yani bir iş alamamış. Oysaki Irak’ın planlamasında 500 milyar dolarlık bir yatırım projesi var tekrar ülkeyi bir noktaya getirmek için. Bu bile Türkiye’nin Irak pazarını gözardı etmemesi için yeterde artar bile. Şimdi 500 milyar dolarlık bir yatırım bütçesi olan bir ülkeyi siz görmemezlikten gelebilir misiniz? Ve oradaki iş yapan firmaların Didem hanım %70’i Türk firması ve Türk firmalarından çok memnunlar. Türk firmalarının yaptığı işi de takdir ediyorlar. Türk firmalarına her zaman kapıları açık. Bir şeyi daha tespit ettim.

Didem ARSLAN YILMAZ- Ama bir soru işareti de var galiba beraberinde öyle yansıdı çünkü.

Erdoğan TOPRAK- Türk hükümetiyle soru işareti var. Yani Türk halkına karşı yok. Sevgileri var. Ve büyük abi olarak görmek istiyorlar. Bizim uluslararası alanda bize yol göstericilik yapabilir diyorlar. Ne oldu da 2012’ye kadar iyi giden ilişki birden bozuldu. Bizim yapmamız gereken buradaki bu aksaklığı muhalefet olarak gidermek. Gidip o bölgede evet kırgınlıklar olabilir ama Türk halkı hiçbir zaman Irak halkıyla sorunları olmayan bir halktır. Çünkü 100 yıllar boyu komşuluk ilişkisi var. Hükümetler gelir geçer halklar kalıcıdır. Bizim oraya yaptığımız seyahat Türkiye’nin önünü açan bir seyahattir. Bu konuda teşekkür edilmesi lazım.

Didem ARSLAN YILMAZ- Peki işadamlarının sorunları ve ekonomik sorunlar dışında ne koştunuz Irak merkezi hükümetiyle?

Erdoğan TOPRAK- Birçok konu konuşuldu. Yani Türkiye’nin politikaları anlatıldı. Cumhuriyet Halk Partisinin politikaları orada anlatıldı. Biz Türkiye olarak Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında komşularımızla iyi ilişkiler içerisinde olacağımızı, komşularımızdaki dökülen kanı tasvip etmediğimizi, sizin aracılığınızla Suriye’deki ölenlere başsağlığı diliyorum yakınlarına ve ölenlere de Allahtan rahmet diliyorum. Kabul edilemez bir olay. Bir kere vahşet bu. Bunu kınıyorum.

Didem ARSLAN YILMAZ- Nasıl yankı buldu peki orada?

Erdoğan TOPRAK- Orada şunu söylediler. Yani bunun mutlaka ortaya çıkması lazım. Ama bu hükümetin değil, belli güçlerin orada müdahale için yapılmış bir provokasyon olarak gördüler. Yani oradaki yetkililer bu Esad’ın işine yaramaz dediler. Söylenen oydu.

Didem ARSLAN YILMAZ- Öyle yankı buldu dediniz. Peki Maliki Türk hükümetinin Kuzey Irak’la iyi ilişkilerine nasıl bakıyor, nasıl yaklaşıyor?

Erdoğan TOPRAK- Tabi ki bir merkezi hükümet var. Diyor ki, anlaşmalar olacaksa merkezi hükümetle olmalı. Merkezi hükümet bu konuda yetkilidir. Oradaki bir bölgedeki bir temsilciyle değil, merkezi hükümetle ilişki kurulursa ilişkilerimiz daha da güçlenir diyor. Tabi suyla ilgili talepleri var. Bizi susuz bırakmayın diyorlar. O su bize hayat veriyor. Siz hayat damarlarımızı kesmeyin. Yani böyle bir gerçekten bizden böyle yardım isteyen, bize sığınmak isteyen bir ülke konumundaydılar.

Didem ARSLAN YILMAZ- Peki şunu da netleştirelim sonra ayrıntılı sorulara geçeceğim. Irak Başbakanı Nuri El Maliki hakkında idam kararı verildiği için Türkiye’ye sığınmıştı eski Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık El Haşimi’yle ilgili bir şey söyledi mi? Bu konuda size bir açıklamada ya da bir soruda bulundu mu Tarık El Haşimi hakkında? Çünkü idam kararı var hakkında ve Türkiye’de şuanda.

Erdoğan TOPRAK- Bu konuyla ilgili hiçbir soruda gelmedi, böyle bir sohbette olmadı. Gerçekten sohbet genelde ekonomik işbirliği üzerine, uluslararası işbirliği üzerineydi. Türkiye’nin Irak pazarında iş yapacak çok güçlü firmaları var. Bizimde buna ihtiyacımız var dediler. Ama tek söylediği şey bizim içişlerimize müdahale etmeyin. Demek ki onların bildiği bir şey var. İçişlerine müdahale ediliyor gibi bir algı var.

Şimdi Türkiye’nin dış politikasında sıkıntılar olduğunu biz biliyoruz. Ben Erdoğan Toprak olarak biliyorum, Cumhuriyet Halk Partisi olarak da biliyoruz. Yani o kadar hızlı bağlarımızı koparıyoruz ki, Mısır’da, Filistin’de, Suriye’de, Irak’ta, AB’de, İsrail’le. Şimdi bunların hepsi mi kötü? Yani bizimde dönüp bir dış politikamızı masaya yatırıp tekrar şekillendirmemiz, nerede biz hata yaptık dememiz gerekmez mi? Yani bunu yapmamız gerekmez mi? Türkiye yalnız adam oldu. Onurlu yalnızlık diyor. Onurlu yalnızlık olmaz. Yalnızlığın onurluluğu olmaz. Şuanda bir müteahhit arkadaşımız şunu söyledi toplantıda. Devlet onurlu yalnızlık çekiyor mu, çekmiyor mu bilmem ama biz burada yalnızlığı çekiyoruz, yalnız kaldık burada dedi. Malımızla, canımızla burada yalnız kaldık. Şimdi onun feryadı bence çok önemliydi. Yani Türkiye hükümetine güvenerek orada gidip iş almış ve Türk hükümetiyle Irak hükümeti arasındaki olan sorundan dolayı o insan orada sıkıntı çekiyor.

Didem ARSLAN YILMAZ- Peki Erdoğan bey, şimdi orada bazı ziyaretlerde de bulundunuz. Şiilerin en önemli dini merkezlerinden El Hazimiye’ye gittiniz değil mi orayı gezerken de Hanefi mezhebinin kurucusu Ebu Hanife camini gezerken de aynı mesafede miydiniz? Bugün Koray Çalışkan’da yazmış. Mesafeniz aynı mıydı?

Erdoğan TOPRAK- Aynıydı. Çünkü ikisi da aynı soydan gelen kişiler ve gerçekten müthiş bir insan girdiği zaman bir huzur bulduğu bir ortamdı. Zaten giderken de biliyorsunuz oranın kendisine has bir geleneği vardır. Onu da işte bazı arkadaşlarımızın örtünmesi de gerekti. Girdik, orada huzur da bulduk. Orada arkadaşlarımız bazıları namazlarını kıldılar ve aynı uzaklıktaydık. Öyle bir ziyareti yapmış olmaktan da çok mutlu olduk. Oradan sonra çıktık büyükelçiliğimize gittik, şehitliğimize gittik. Şehitliğimizde orada anı defterine şehitlerimizle ilgili duygularımızı dile getirdik.

Didem ARSLAN YILMAZ- Şunu o anlamda sordum. Yani CHP Şii bloğuna katıldı eleştirileri yapılıyor ya size ne dersiniz bu eleştirilere?

Erdoğan TOPRAK- Bakın bu çok yanlış bir şey. Yani CHP orada Şii bloğuna niye katılsın? CHP’nin duruşu vardır, Türkiye Cumhuriyetini kuran bir partidir, laikliği benimseyen bir partidir. Din ve devlet işlerini birbirinden ayıran bir partidir. Ama inanç önderlerini de saygı duyan bir partidir. Hanefi mezhebinin kurucu İmam Azam’ın türbesine gitmiş olmak Şiilerin İmam Musa’nın türbesine gitmiş olmak eşit uzaklıkta durmak. Böyle dengeli bir şekilde biz herkese aynı uzaklıktayız mesajı olarak vermiş olmamız bence doğru okunmamış bazı kesimler tarafından. Bunu yanlış buluyorum.

Çünkü biz oraya aslında kutsal yerleri de vaktimiz varken ziyaret edelim dedik. Bunu bir amaç içinde yapmadık.

Didem ARSLAN YILMAZ- Peki Irak’ta Şii, Sünni, Türkmen, Kürt ve benzeri grupların bir araya gelip aynı ülkede yaşaması gerçekten mümkün mü baktığınızda?

Erdoğan TOPRAK- Bunu sağlamaya çalışıyorlar ve sağlayacaklarına da inanıyorum. Bence bizim Irak’ın toprak bütünlüğüne saygı duymamız lazım. Bunlar yüzyıllar boyunca bir arada nasıl yaşadılarsa bundan sonrada yaşamalılar. Ne yapabilirler? Yani Bağdat’ı bıçakla ortadan ikiye mi bölmeleri lazım? Çünkü Bağdat’ta Sünni ve Şiiler müthiş bir nüfus yoğunluğu var. Diğerleri tabi ki Kerkük’te Türkmenler ve Kürtlerin de kuzey bölgede olduğunu kabul edersek. Şimdi tek çıkar yolları ortak bir payda içerisinde buluşmaları ve yönetimi güçlendirmeleri. Şuanda sıkıntılı bir süreçten geçtiğini görüyoruz. O var. Ama onların söylediği dış dünyaya vermek istediği mesele şu; biz bu sıkıntıları kendi içimizde aşarız dışarıdan müdahale olmazsa. Bu konuda da başta görevde Türkiye’yi büyük bir devlet olarak görüyorlar, saygı duyuyorlar. Türkiye’de bu konuda bize gölge etmesin yeterli.

Didem ARSLAN YILMAZ- Peki siz görüşme tutanaklarını vereceğiz dediniz.

Erdoğan TOPRAK- Tabi ki, Dışişleri Bakanlığına vereceğiz.

Didem ARSLAN YILMAZ- Peki Maliki’nin Türkiye’ye gelmesi gibi bir durumla ilgili aracılık edecek misiniz ya da etmek ister misiniz? Buda konuşuldu mu merak ettim.

Erdoğan TOPRAK- Şimdi biz hükümet değiliz. Bizim hükümet olarak davet etmemiz mümkün değil. Ama Maliki her zaman Türkiye’ye gelebilir. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti eğer davet ederse gelir herhalde. Ama bizim davetlimiz olarak gelirse de bundan memnunluk duyarız. Kendisini de ağırlarız. Ama ana muhalefet partisi olarak ağırlarız. Bir Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak ağırlamayız. Durumumuz bu.

Didem ARSLAN YILMAZ- Peki aslında AKP’nin dış politikada çok eleştirildiği bir dönemde aslında CHP’nin bu ziyareti yapmasını manidar bulanlarda var. Dış politika ataklarınız devam edecek mi Sayın Başkan?

Erdoğan TOPRAK- Şimdi AKP Türkiye’yi yalnızlaştırıyor. AKP’nin bu yalnızlaştırması Türkiye’yi ekonomik olarak da bir çıkmaza doğru sürüklüyor. Bugün Suriye’deki yanlış politika Türkiye’nin 11 ülkeyle kapılarının kapanması oldu. 11 ülkeyle benim esnafım, benim ihracatçım ihracat yapamıyor, müteahhitlik hizmetinden tutun mal satmaya kadar. Ve Irak’ta da bu olay başladı. Şimdi Türkiye’deki esnafın, sanatkarın, fabrika sahibinin, müteahhidin o bölgelerdeki sıkıntılarını bundan sonra gidermeye devam edeceğiz. Çünkü AKP Türkiye’yi müthiş bir şekilde bir bataklık, dış politika bataklığına sürüklüyor. Biz burada bir nebze nasıl yardımcı olabiliriz, Türkiye’ye gidip anlatıp Türk hükümeti tamam sizin de sorununuz olabilir ama buradaki Türkiye’den gelen iş adamlarımıza da siz eziyet yapmayın. Önünü nasıl açabiliriz o konuda ataklarımız devam edecek, ziyaretlerimiz olacak. Neresi olacak şuanda planlamada net bir şey yok. Ama bir ara Mısır vardı, Tunus vardı, Ürdün var. Bunları masaya yatıracağız. Bu ziyaretlerimiz devam edecek.

Didem ARSLAN YILMAZ- Peki bu tutanakları Sayın Kılıçdaroğlu Sayın Başbakana mı bizzat iletmek ister yoksa hangi düzeyde bir görüşme olacak?

Erdoğan TOPRAK- Dışişlerine biz bunu iletiriz. Yani bunu Dışişleri yetkililerine teslim ederiz. Mesela beni işadamlarıyla yaptığım toplantıda ticaret Ataşesi yanımdaydı. Bakın oraya gitmekle ne oldu? Bir arkadaşımız orada ön görüşmeler yaparak bir iş bağladı. Büyük bir iş bağladı hem de. Kendileri de Kerkük havaalanı için teklif verebilirsiniz dediler. Sayın Maliki evet Türk işadamlarıyla sorunlar var bunu gidermek için yatırımlar komisyonu başkanını ben tayin ettim dedi. Sayın Kılıçdaroğlu bende Sayın Toprak’ı tayin ettim dedi. İkimiz bir toplantı yaptık. Sonra işadamlarımızla toplantı yaptık. Iraklı işadamlarıyla yaptık. Bu ilişkiler nasıl gelişebilir, bu sorunları nasıl aşabiliriz diye o konuda oturduk konuştuk bir çok konuda da yol aldığımıza inanıyorum.

Didem ARSLAN YILMAZ- Bazı iş bağlantıları da yapıldı diyorsunuz.

Erdoğan TOPRAK- Yapıldı. Tabi Türk işadamları ön görüşmeler yaptılar, bu konuda tekliflerini verecekler. Mesela bir stat ihalesi konusunda bir teklif verecek, bir tanesi elektrik hatları, iletişim konusunda verecek. Kerkük havaalanıyla ilgili Türk firmalarından teklif bekliyorlar. Yeterliklerini vereceklerini söylediler. Vize konusunda yardımcı olacaklarını söylediler. Yani iyi niyetle adımlar atıldı. Yani bunun ne zararı var Türkiye’ye. Biz eğer orada gitmiş Türk işadamlarının önünü açmışsak buradan bence hükümetin bize teşekkür etmesi gerekmez mi? Yani bunda ne kötülük var. Türk işadamları gidecek iş alacak, buradaki işçilerimiz, çalışanlarımız gidip orada iş imkanlarıyla kazanacaklar bu ülkeye döviz gelecek. Bundan daha iyi bir şey olamaz. Bence Sayın Başbakan bize teşekkür etmeli. Kendi hatalarını biz tamir etmeye çalışıyoruz. Gerçekten öyle bir hasar verilmiş bu son süreçte dış politikada biz biraz da hasar tespiti yaptık ve onu gidermeye çalıştık.

Didem ARSLAN YILMAZ- Peki Sayın Başkan son olarak Fransız Le Figaro gazetesi sizden önce onu da aktardık. Bu katliam, kimyasal silah kullanılması ardından işte bazı farklı iddialar, farklı senaryolar konuşuluyor. Bir askeri seçenek ve risklerde konuşulmaya başlandı. Böyle bir müdahale olasılığı nasıl sonuçlar doğurur? Bu konuda neler söylersiniz?

Erdoğan TOPRAK- Ben müdahale olacağını sanmıyorum.

Didem ARSLAN YILMAZ- Sanmıyorsunuz?

Erdoğan TOPRAK- Hayır. Böyle bir niyet var. Ama bu tip şeyler daha önce de bu tip tuzaklar olmuştu. Belli ülkelere operasyon için bu tip olayları belli örgütler yapmış olabilir. Bundan önce bunun örnekleri vardır. Sağduyuyla hareket etmek lazım. Komşudaki istikrarsızlığın komşuya yansımaması mümkün değil. Bizim sınırımızdaki bu istikrarsızlığı bizi de o bataklığa çekmemesine dua ediyorum. Ama etkilenmememiz mümkün değil. Onun için bizim dikkatli adım atmamız lazım. Türkiye’ni dış politikası çok tehlikeli bir yere doğru gidiyor ve Türkiye dış politikasını yönetenlerde bence çok yanlış bir politika izlediler. Türkiye’yi yalnızlaştırdılar. Oysaki Türkiye komşuları içerisinde sözü geçen, itibar edilen bir devletti.

En son şunu söylemek isterim. Sayın Dışişleri Bakanı Başbakanın o bölgelere gitsin bakıyım nasıl karşılanacaklar. Tavsiyem.”

Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları