loading
close
SON DAKİKALAR

Feyzioğlu'ndan Erdoğan'a: Devlet kapısını kapatmaya kimsenin gücü yetmez

Feyzioğlu'ndan Erdoğan'a: Devlet kapısını kapatmaya kimsenin gücü yetmez
Tarih: 14.03.2017 - 08:03
Kategori: Gündem

Metin Feyzioğlu'ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a: Sizin 'devlet kapısı benim gibi düşünmeye kapanmıştır' demeniz 16 Nisan'da getirmeye çalıştığınız anayasayla nasıl devlet yöneteceğinizin ikrarıdır.

Türkiye Barolar Birliği başkanı Metin Feyzioğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisini hedef alan sözleri üzerine açıklama yaptı. Feyzioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Sizin 'devlet kapısı benim gibi düşünmeye kapanmıştır' demeniz 16 Nisan'da getirmeye çalıştığınız anayasayla nasıl devlet yöneteceğinizin ikrarıdır" dedi.

Basın açıklamasıyla Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yanıt veren Feyzioğlu'nun açıklamaları şöyle:

Cumhurbaşkanının yine aldatıldığını gördüğümüz için gerçekten üzgünüz. Bazı Avrupa ülkelerinin Türkiye Cumhuriyeti'nin bakanlarına yönelik çirkin uygulamalarını şiddetle kınıyoruz. Türkiye Barolar Birliği'nin, Avukatlık Kanunu uyarınca anayasa değişikliğinin içerdiği tehlikeleri Cumhurbaşkanına, bakanlara, milletvekillerine ve Türk milletine anlatmak görevi vardır. 

Sayın Cumhurbaşkanına bazı sözlerimiz var. Kendinizden farklı düşünen kimseye tahammülünüz kalmamış. Barolar Birliği olarak Türk milletini bilgilendirmek için kanuni görevimizi yerine getiriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı biz sizden farklı olarak tarafız. Siyasi partilerden yana değiliz. Yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünden tarafız. Getirmek istediğiniz, propagandası için yollara devlet imkanları kullanarak düştüğünüz bu sitemde memleketin tüm hakim ve savcıları iktidar partisinin genel başkanına bağlanıyor. Bu, mahkemelerin yerini iktidar partisinin, hakim ve savcıların yerini il ve ilçe başkanlarının alması avukatlık mesleğinin yerini de bu kişileri tanıdığını söyleyen iş takipçilerinin almasıdır. 

"16 Nisan yaklaşırken akıl mantık ölçüsü iyice şaşmıştır"

Sayın Cumhurbaşkanı bizi Avrupa'da dolaşarak anayasayı anlatmakla suçlandınız. Yurt dışında bir kaç saatliğine tek bulunduğumuz tarih 18 şubat 2017. Yani Avrupa krizinden çok önce. Aynı tarihte Sayın Başbakan Almanya'da 'memleket sevdalıları evet diyor' diye açıktan bir miting yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakana öfkelendiğinizi duymadım. 1 Mart'ta, fiilen genel başkanlığını üstlendiğiniz iktidar partisinin milletvekili Sayın Köse, Hollanda'da evet çalışması yapıyor. Buna da öfkelendiğinizi duymadık.

Tarafsızlık yemini eden siz halk oylamasında evet ve hayır arasında sadece evet diyenleri vatandaşınız kabul ediyorsunuz. Sizin için üzgünüz.

Hayır diyenleri teröristlikle suçladınız. 16 Nisan yaklaşırken bu saldırıların dozu artmış, akıl mantık ölçüsü iyice şaşmıştır. Türkiye'yi terörist unsurlarla dolaşarak çalışma yaptığımızı söylemişsiniz. Yine aldatılmışsınız. Yetişmiş en vasıflı anayasa hukukçusu olan ve sizin gazabınızdan korktuğu için üniversitenin işine son verdiği Süheyl Batum mu terörist? Tartışmasız bir Türk milliyetçisi olan Yusuf Halaçoğlu mu terörist?

Bütün hayatını bölücü yıkıcı terör örgütlerine karşı dimdik durarak geçirmiş bizler mi terör örgütlerine yardım ediyoruz? Birlikte yol yürüdüğümüz onlarca baro başkanı, binlerce avukat mı terörist mi? Hayır seçeneğini işaretleyecek milyonlarca vatandaşımıza nasıl oluyor da terör örgütlerine destek oluyor diyebilirsiniz? Yemininize, makamınıza, size, anayasaya hiç yakışmıyor. 

"Bizi, sizden ikbal bekleyen bazılarıyla karıştırdınız"

Bizim avukatlarımızın arasında da anayasa değişikliğine olumlu bakanlar var. Onları vatan hainliğiyle suçlamayı aklımızdan bile geçirmeyiz. Halk oylamasında tercihi ne olursa olsun her vatandaşımız bu ülkenin asli unsurudur.

Yüzde 50'den fazlası hayır dediği halde tarafsızlık yemini ettiğiniz ve anayasa madde 103'e göre bu milletin tamamını temsil ettiğinize göre milletin yüzde 50'den fazlasını nasıl dışlarsınız?

Anayasa sürecinde milleti biz bilgilendirmeyecektik de bu görevi hangi meslek örgütü üstlenmeliydi?

Anayasa hakkında bilgilendirmek öncelikle barolar birliğini görevidir. Lütfen danışmanlarınızdan size anlatmalarını isteyiniz.

Siz sadece futbolcular ve televizyon kanallarından program kapan sanatçılar evet dediğinde mi alkışlıyorsunuz? 

'Bundan sonra kapımız Barolar Birliği Başkanına kapanmıştır' demişsiniz.

Bizi, sizden ikbal bekleyen bazılarıyla karıştırdınız. Bugüne kadar sizinle ve sizden önceki Cumhurbaşkanlarıyla Türkiye milli meseleleri dışında hangi görüşmelerimiz oldu? Sizin 'devlet kapısı benim gibi düşünmeye kapanmıştır' demeniz 16 Nisan'da getirmeye çalıştığınız anayasayla nasıl devlet yöneteceğinizin ikrarıdır

Devlet kapısı komşu kapısı değildir. 80 milyona kapatılamaz. Onu kapatmaya kimsenin gücü yetmez."

Vişne Haber Ajansı










ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları