loading
close
SON DAKİKALAR

Yeni yüzler, yeni nefes, yeni düşünce/anlayış

Orhan Bursalı
Tarih: 11.09.2023
Kaynak: Orhan Bursalı - Cumhuriyet

Orhan Bursalı: Kılıçdaroğlu adaylığını koymamalı. Dahası kurultaydan önce bunu açıklamalı. Kendisini sonuçtan sorumlu hissedenlerin hepsi de kenara çekilmeli. Tüm bu kargaşaya hızla son verilmeli... Seçmen yenileşme beklentisi içinde. Sadece politika değil, özellikle parti yönetiminde.

Bazı okurlarım neden Kılıçdaroğlu’na bir şeyler söylemiyorsun diye eleştiriyor. Partiden ve liderlerden bağımsız bir yazarım, yoksa bu köşe anlamını yitirir. Bu kalem de... Okur haksız, yazıyorum ve söylüyorum.

Okurlar hınçlı, umutsuz, hayal kırıklığı içinde ve bu sürüyor, bu duygunun nasıl köklü bir siyasal bilince dönüştüğünü görüyorum. Vur, yık diyorlar! Yazımı ve eleştirilerimi okurların bu hiddetine kaptırırsam yanlış olur. Birkaç yazım CHP içinde çok köklü, liderlikler ve parti örgütü ve anlayışı dahil, büyük dönüşümler olması gerektiği üzerineydi. Cumhuriyet portalda yazılarımı geriye dönük inceleyin. Örneğin son pazar günkü HalkTV bağlantısında söylediklerime bakın...

ETKİSİ NE OLDU?

Bilim ve Siyaset başlığı, olgular üzerinde bilim bakışıyla doğru gerçekçi siyasi analizler yapılmasını öngörür. Ben de sürekli buna bağlı kalmaya çalışırım. Seçim sürecinde, altılı masanın göstereceği adayı destekledim. Kemal Bey’in aday olacağı belliydi, “O olmasın şu olsun” çabası doğrudan müdahale olurdu. Bunu yapan partiler ve kişilerin seçimin kaybedilmesinde ne kadar etkisi oldu bilemem. Saray’ın seçimi kaybetmesinin pek çoğunun umurunda olmadığı söylenebilir.

Kampanya şüphesiz ki eleştirilere tamamen açık. Seçmen olmayacak vaadleri bilir, buna göre tartar. CHP İmamoğlu’nu veya Yavaş’ı ileri sürseydi, kazanır mıydı, tartışmaya açık. Bilmiyoruz. Siyasetçinin inancıyla gerçekler farklıdır.

İFLAS EDEN POLİTİKA 

Kılıçdaroğlu iktidara yönelik geniş cephe politikası izledi. Bu amaçla partilere destek verdi. Katmerleşmiş Saray iktidarını ancak böyle alt edebileceğine inandı.

Ama başarılı olmadı. Bu politikanın bir bedeli olacaktı: CHP çok şey kaybetti, milletvekillikleri dahil. Kemal Bey, her şeyin karar vericisiydi, ne dediyse yaptırdı. Hatta gizli anlaşmalar dahil. Parti yönetimi de hiçbir şeyi sorgulamadı, hiç devreye girmedi. Milletvekilliklerinin verilmesinde bile!

Kılıçdaroğlu’nun 11 yıl boyunca sürdürdüğü bu politikası çökünce şüphesiz ki artık geri çekilmesi gerekir. Çünkü kaybetti. Sadece Kemal Bey değil, siyaset üreteceğine hep Kemal Bey’e her türlü desteği veren partinin üst kurulları da bu çöküşün altındadır. Onlar da kaybetmiştir.

ESAS CHP KAYBETTİ

Biz seçimi kazanamayız bu nedenle ittifak oluşturmalıyız, partiyi üstelik tamamen sağa açmalıyız, onlar hatta içimizde olmazsa, AKP’yi destekleyen seçmenden oy alamayız, bu seçmenin hoşuna gidecek her şeyi yapmalıyız, bizden kendilerine bir zarar gelmeyeceğine onları inandırmalıyız, her türlü tavizi vermeliyiz” politikası dipten iflas etti.

CHP seçmeni de iktidar gitsin de düşüncesiyle hareket etti.

Bu sağcı ve ittifak politikasının, partinin esas görevinin milleti CHP’ye üye yapmada, parti politikalarının millete anlatılmasında, milletle kaynaşmada, milleti sarıp sarmalamada etkin olmasını engelleyici rol oynadığı açık. Parti bürokratik bir devlet mekanizması gibi. Partiye yol göstericilik dönüşümcü liderlik, cephe politikasına kurban edildi. CHP’nin oyunun yüzde 25’in altında seyretmesi izaha muhtaç.

Sonuç: Kılıçdaroğlu adaylığını koymamalı. Dahası kurultaydan önce bunu açıklamalı. Kendisini sonuçtan sorumlu hissedenlerin hepsi de kenara çekilmeli. Tüm bu kargaşaya hızla son verilmeli... Seçmen yenileşme beklentisi içinde. Sadece politika değil, özellikle parti yönetiminde.

Bu seçenek seçmeni ve partiyi canlandırır... Kimse koltukta çakılıp kalmamalı. Koltuk da yüzler de hızla eskiyor.

OLAĞANÜSTÜ BİLİMSEL GEZİ

Yıldızı giderek parlayan bilim gencimiz Furkan Öztürk, çok özel bir bilim gezisini Herkese Bilim ve Teknoloji’ye yazdı. Bilim insanlarının Dünya’nın yaşını da tayin ettiği en eski mineraller, çok eski kayaçlar ve ilk canlı fosilleri Avustralya’da. Erken dünyanın 3.5 milyar yıllık en iyi korunmuş ve en eski taşlar ve yerkabuğu da... Hayatın başlangıcına ilişkin yaptığı önemli keşifle kendisinden söz ettiren Furkan Öztürk, Harvard’daki Yaşamın Başlangıcını Araştırma Girişimi ile bu bölgeye yapılan on günlük keşif gezisine katıldı. Diyor ki “Hayatta bir kere yaşanabilecek bir deneyim yaşadım”. Herkese Bilim Teknoloji dergisindeki bu yazı, geziye bizleri de davet ediyor.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları