10 Ekim 2015’te Emek, Barış ve Demokrasi mitingi öncesinde IŞİD’in gerçekleştirdiği iki ayrı intihar saldırısında 101 kişinin yaşamını yitirmesinin ardından yapılan yargılamada IŞİD’e ilişkin yeni belgeler gelmeye devam ediyor.
10 Ekim 2015’te Emek, Barış ve Demokrasi mitingi öncesinde IŞİD’in gerçekleştirdiği iki ayrı intihar saldırısında 101 kişinin yaşamını yitirmesinin ardından yapılan yargılamada IŞİD’e ilişkin yeni belgeler gelmeye devam ediyor.
10 Ekim Ankara Katliamı’nın firari sanığı Walentina Slobodjanjuk hakkında Adıyaman’dan gönderilen dosyalar, cihatçı çetelerle aktif bağlantıları bulunan ve Suriye’deki çatışma bölgelerinde olduklarını kabul eden kişilerin yasalar çiğnenerek serbest kaldıklarını gözler önüne serdi.
‘Sevmiyorum’ demesi yetti
BirGün'den Hüseyin Şimşek'in haberine göre; Adıyaman’da Dokumacı Grubu ile bağlantısı bulunan ve aynı operasyonlar sonucunda Suruç bombacısı Yunus Emre Alagöz’ün kardeşi Yusuf Alagöz ile birlikte gözaltına alınan Muhammet Mustafa Yolcu ile Habip Akman, ifadelerinin alınmasının ardından skandal bir kararla serbest kaldı.
10 Ekim Ankara Katliamı’ndan yaklaşık bir ay önce gözaltına alınan ve emniyet ile mahkemedeki ifadelerinde Suriye’yi gittiklerini kabul eden Yolcu ile Akman, “IŞİD’i sevmiyoruz” şeklindeki ifadelerinin ardından adli kontrol şartı ile serbest kaldı.
Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen Adıyaman dosyalarında ilk olarak Muhammet Mustafa Yolcu’nun ifadesi bulunuyor.
‘Sağ işaret parmağım kesik’ savunması
Kaçak yollardan Suriye’ye gittiğini itiraf eden Yolcu, “Kilis üzerinden bir grup kaçakçının yardımı ile Suriye’yi gittim. Birkaç ay kaldıktan sonra Hatay üzerinden Türkiye’ye geri döndüm” dedi. Cihada lise yıllarında büyük sempati duyduğunu ifade eden Yolcu, El Kaide’nin Suriye’deki yapılanması El Nusra’ya ilgisinin olduğunu kabul etti. Suriye’ye medrese eğitimi için gittiğini öne süren Yolcu, silahlı çatışmalara katılmadığını, sağ işaret parmağının kesik olmasından dolayı bunun mümkün olmayacağını iddia etti.
Yolcu, Suruç bombacılarından Abdurrahman Alagöz ile birlikte hareket eden ve emniyetin tüm Türkiye’de saldırı hazırlığı yaptığı iddiasıyla aradığı Mehmet Işık’la akraba olduğunu ifade etti. Yolcu, sosyal medya hesaplarında yer alan IŞİD’e yönelik propaganda mesajlarının kendisi tarafından paylaşılmadığını ileri sürdü.
‘Psikolojim bozulur’ dedi serbest kaldı
“Suriye’de elektrik olmadığı için psikolojim bozuluyor” diyerek bir daha gitmeyeceğini iddia eden sanık Yolcu’nun ifadesini inandırıcı bulan Adıyaman Sulh Ceza Hâkimliği, savcının tutuklama talebini reddederek adli kontrol şartı ile tahliye kararı verdi.
‘Ahrar uş-Şam’la irtibattaydım’
Suriye’deki çatışma bölgelerine gittiği tespit edilmesine rağmen serbest kalan bir başka isim ise Habip Akman oldu. Suriye’den döndüğü sırada yakalanan ve üzerinde el yazısı ile yazılmış bir vasiyet ve mermi bulunan Akman, “Vasiyeti Suriye’de bir kitabın arasında buldum. Mermiyi de tespihime imame yapmak için yanıma aldım” demesinin ardından serbest kaldı.
Emniyet yetkililerinin “Üzerindeki vasiyet, IŞİD militanlarının kaleme aldığı vasiyetlere benziyor” dediği Akman, mahkemedeki ifadesinde Suriye’deyken cihatçı gruplardan Ahrar uş-Şam ile vakit geçirdiğini, Suriye’ye ise evlenmek için gittiğini söyledi.
Adli kontrol şartlarına uymadılar
Haftada iki gün karakola giderek imza atması şartı ile serbest kalan Yolcu ve Akman, adli kontrol şartlarına uymadı. Mahkemeye gönderilen yazılarda iki ismin imza atmadıkları belirtilerek tutuklanmaları talep edildi. Ancak mahkeme, iki ismin “İmzalarımızı atacağız” ifadesini inandırıcı bularak savcının tutuklama talebini yine reddetti ve yeniden serbest bıraktı.