HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, "İçişleri Bakanı, Kuruköy'de insanlık suçu işlendiğini, işkence yapıldığını kabul etmiştir. Bütün insan hakları kurumlarına çağrımız, İçişleri Bakanı’nın Lahey Adalet Divanı’na şikayet edilmesidir" dedi.
Mardin'in Nusaybin İlçesi'ne bağlı Kuruköy (Xerabê Bava)'e gitmek üzere Nusaybin'de bulunan; HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Diyarbakır Milletvekili İmam Taşçıer, Şırnak Milletvekili Leyla Birlik ve Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan'ın yer aldığı, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ve DBP Eş Genel Başkanvekili Gülcihan Şimşek'ten oluşan heyet, HDP Nusaybin ilçe binasında, gözaltına alınıp bırakılan
Burada bir açıklama yapan HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, "Xerabê Bava köyünde sokağa çıkma yasağı adı altında hukuksuz bir ablukayla karşı karşıyayız. Bunu kimse PKK ile mücadelenin bir parçası olduğu söylemesin, söz konusu yerler sivil yerleşim alanlarıdır. Ulaşmaya çalıştığımız yer, onlarca evin olduğu sivil yerleşim alanıdır. Kamp değildir. Köydür. İnsan hakları heyetlerinin, hukuk kurumlarının ulaşılmasının engellendiği yer köydür" dedi.
"Konuya ilişkin AKP Grup Başkanvekili’nin Meclis’te yaptığı açıklama, Mardin Valiliğinin açıklaması ve İç İşleri Bakanı’nın açıklaması birbirlerini yalanlıyor" diyen Yıldırım, "Sözüm ona yardım ve yataklık yaptıkları nedeniyle insanlara nasıl bir mezalim yapıldığını, 90’lı yıllardan çok iyi biliyoruz. İçişleri Bakanı, işkencenin açıkça görüldüğü fotoğrafa Erzurum’dan cevap verirken, insanlık suçu işlendiğini itiraf etmiştir, işkence yapıldığını kabul etmiştir. İşkence yapılan kişinin bir köylü olduğunu da kabul etmiştir. Bütün insan hakları kurumlarına çağrımız, İçişleri Bakanı’nın Lahey Adalet Divanı’na şikayet edilmesidir. İçişleri Bakanı bir insanlık suçu olan işkenceyi sahiplenmiş, üstlenmiştir" diye konuştu.
Yıldırım, şöyle devam etti: "Bunun üzerinden toplumu bir baskı cenderesine alıp, bir başkanlık hayaline ulaşılmak isteniyorsa, onların zulmü toplumun öfkesini, kalıcı ve onurlu barış talebini, demokrasi ve özgürlük sevdasını büyütür. Bir şeyi iyi anlamışlar; halktan gönülle, rızayla oy alamayacaklarını."
Vişne Haber Ajansı