Cizre’ye ilişkin rapor hazırlayan STK’ları hedef alan Erdoğan’a İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez’den yanıt: Bu tutum yanlış. Yanlışını söyleyene kızma. İnsan odaklı çalış.
Cizre’ye ilişkin rapor hazırlayan STK’ları hedef alan Erdoğan’a İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez’den yanıt: Bu tutum yanlış. Yanlışını söyleyene kızma. İnsan odaklı çalış.
İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez, 24 Nisan’daki İstanbul Tabip Odası seçimlerine Demokratik Katılım Grubunun çatısı altında giriyor. 2 senedir İstanbul Tabip Odası Başkanlığını yürüten Erez, sağlık sisteminde yapılan değişikliklerin insan odaklı olmadığını söyleyerek, oda olarak yaptıkları tüm önerilerin geri çevrildiğini dile getirdi.
2 yıldır görevde olan ve 24 Nisan’da yapılacak İstanbul Tabip Odası seçimlerine Demokratik Katılım Grubu çatısı altında yeniden girecek olan Prof. Dr. Selçuk Erez, hekimlerin ve hastaların karşılaştıkları sorunların azalmadığını, sağlık sisteminde yapılan her yeni düzenlemeyle başka bir çıkmaza girdiğini ifade etti. Toplumsal konulara duyarlı davrandıkları için politika yapmakla eleştirildiklerini dile getiren Erez, “Sağlıkta ve hayatın her alanında, karşında insan varsa, onun daima insan olduğunu düşünerek harekete edeceksin” dedi.
“İstanbul’daki MR aletlerinin sayısı tüm İngiltere’dekilerden daha fazla”
Sağlık sisteminde yapılan düzenlemelerin oy almaya dönük olduğunu vurgulayan Erez, sağlıkta gelinen noktanın aslında kimseyi memnun etmediğinin altını çizdi. Erez, Sistemin doktoru 4 dakikada bir hastaya bakmaya zorladığını belirterek şunları söyledi:
"Dünyanın hiçbir yerinde 25 dakikadan az sürede hasta bakılmaz. İtiraz ediyoruz, 10 dakikaya çıkıyor ama arada randevusuz gelenler de oluyor. Onları da muayene edince süre yine 4 dakikaya düşüyor. Gerçekten insanın sorununu gidermek için bir sistem kuruyorsan daha çok zaman ayırmalısın.”
“Aile hekimleri hafta sonu nöbet tutacak”
Sağlık sistemindeki sorunların, daha hekim yetiştirirken tıp fakültelerinde başladığını vurgulayan Erez, “Tıp fakültelerini öyle bir duruma soktular ki mezun olan öğrenciler bile kendilerine güvenmiyor. İyi yetişmemiş doktor hata yapar. Öğrenci, muayene etmeyi öğrenmemişse hastayı sürekli MR’a yollar. İstanbul’daki MR aletlerinin sayısı tüm İngiltere’dekilerden daha fazla.
Araştırma ve eğitim hastanelerinde asistanları nöbete sokuyorlar. Günde 85 hasta bakmak için bu asistanları devreye sokuyorsun. Asistanlar itiraz ediyor, ‘bize ders verin, bir şey bilmeden hasta bakıyoruz. Hastanın başına bir şey gelebilir’ diyorlar. Bu sistem 3-4 senedir böyle” dedi.
Aile hekimlerinin hafta sonları da nöbet tutacaklarını söyleyen Erez, “Hasta sayılarına baktığında hafta sonu buraları açmaya lüzum olmadığı görülüyor. İnceleseler bu kadar doktoru boşuna karşılarına aldıklarını görecekler çünkü verim alınmıyor. Bakın mahallemizde aile hekimi açık diyorlar, oy için yapılıyor bunlar” ifadesinde bulundu.
Türk Tabipleri Birliği’nin Sağlıkta Dönüşüm Yasası çıktığında, Sağlık Bakanlığı’na giderek, eleştirilerde bulunduklarını belirten Erez, “Biz biliriz. Siz bu fikirlerinizi söylemek için parti kurun” cevabıyla karşılaştıklarını söyledi.
Toplumsal konulara duyarlılık göstererek raporlar hazırlayan Tabip Odası son olarak Cizre’de uygulanan sokağa çıkma yasaklarının ardından sağlık açısından halkın nasıl etkilendiğini yerinde görmek için Cizre’ye giderek rapor hazırladı. Cizre’de durumun halk ve görev yapan doktorlar açısından endişe verici olduğunu belirten Erez, doktorların yeminlerine sadık kalarak işlerini yapmaya çalıştıklarını dile getirdi. Erez, “Meseleye, Kürdün kafasına vurarak değil, karşılıklı konuşarak halletsinler diye bakmalıyız. Memleketimde Kürdün de Türkün de ölmesini istemiyorum. İrlanda’da nasıl ki sorun çözüme ulaştıysa, kendi ülkemde böyle olsun istiyorum.
“Hekimler Cizre’de baskı altında çalışıyor”
-Hangi savaşta, savaş yapıyoruz diye doktor hastaya gidemiyor; Hastanenin üst katına asker yerleştiği için hastane fonksiyonlarını yerine getiremiyor; insanlar ölen çocuğunu buzdolabında tutuyor. Bunlar insanlığa sığmaz. Hassasiyetimiz insan odaklı olmak. Cizre’de yapılan çalışmalar da bu amacı güdüyor.”
Erez, yaşananların toplumu ayrıştırdığına dikkat çekerek, “Bir Kürt meslektaşım, ‘Ben ve eşim Türkçe’yi ilkokulda öğrendik. Çocuklarımız Kürtçe bilmiyorlar. Torunlarımız Kürt mü farkında değillerdi. Kötü muameleler gördük ama Türkiye değişti biz de değiştik, bizim yerimiz burasıdır, derken, Kürtlerin kafasına vurunca, evini yıkınca olay tersine döndü. Şu anda yüzde 60’ı bu memlekette bize yaşam hakkı verilmeyecek düşüncesinde. Memleketi bölen asıl bu tutumdur” dediğini aktardı.
Erdoğan'a: Yanlışını söyleyene kızma, insan odaklı çalış
Hekimlerin Cizre’de baskı altında çalıştığını ifade eden Erez, “Cizre’deki hekimler evlerine gidemiyor, ölüm korkusu yaşıyor. Hekim yardım edemiyor, hasta evinde doğum yapıyor. Sağlık hizmetine muhtaç insanlar korkudan gelemiyorlar. Doktorlar da ya aile baskısıyla birlikte korkudan ayrılıyor ya da bir şekilde kalıyor. Kalanlar da çok az” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde Cizre’ye giderek hak ihlalleriyle ilgili rapor hazırlayan STK’ları hedef alan “STK'lar bir araya gelmişler, raporlar yayınlamışlar. Bir defa bu raporları yayınlayanların ayrıca üzerine gidilmesi lazım” sözlerini de değerlendiren Selçuk Erez, “Eleştiriye kulak vermek gerek. Raporda ters bir şey varsa heyetini topla çağır belki hatalardan dönülecek. Bu tutum yanlış. Yanlışını, günahını örtme, söyleyene kızma, insan odaklı çalış. Tabip Odası sadece doktorların meselesiyle ilgilenmiyor. İnsan odaklıysan, yapılan her itiraz ‘vatandaşa doğru bak’ itirazıdır” dedi.
“Çocuklara taciz olaylarını örtbas etmek için yapmadıkları kalmadı”
Karaman’da Ensar Vakfı ve KAİMDER yurtlarında çocuklara tecavüz edildiğinin ortaya çıkmasının ardından gündeme gelen çocuk istismarının son yıllarda fazlaca arttığını belirten Erez, Tabipler Odası’nın konuyla ilgilendiğini ve Türk Tabipleri Birliği bünyesinde çocuklara tacizle ilgilenen bir birim bulunduğu söyledi. Erez, “Çocuklara taciz olayları ortaya çıktı örtbas etmek için yapmadıkları kalmadı. Hükümetin örtbas etmek yerine inceleme yapıp üzerine gitmesi gerekir. Çocuklara saldırı hiçbir zaman olmadığı kadar arttı. Çocuk utancından, anne baba çocuğu damgalanmasın diye susuyor. Böyle olayların çocuklarda bir ömür izi kalıyor” dedi.
Selçuk Erez, duyarlılık yaratmak ve insanların dikkatlerini konuya çekmek için “Olayları kamuoyuna yansıtmak gerekir ki, kamuoyu baskısıyla hükümeti idarecileri doğru yere itebilir” görüşünü savundu.
24 Nisan’da yeni yönetimini belirleyecek İstanbul Tabip Odası’nın seçimlerine Demokratik Katılım Grubu çatısı altında girecek olan Selçuk Erez, karşılarında şu an aday olarak gösterilen kimse ya da grup olmadığını ancak iktidara yakın çevrelerin, yönetim anlayışından rahatsızlık duydukları için, “Seçimde bunlar bizi çok eleştiriyor, durmadan dava açıyorlar. Bunların karşısına birilerini koyalım diyorlar” dedi.
Selçuk Erez, Tabip Odası’nın görevinin ‘halk sağlığını kollamak hekimlerin dertlerini çözmek’ olduğunu belirterek, bundan sonra da çalışmalarını bu yönde sürdüreceklerini ifade etti.
Özlem Çoban - Vişne Haber Ajansı
ETİKETLER : türkiye gerçeği, vişne haber ajans, vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika, İstanbul Tabip Odası’ndan Erdoğan’a: İnsan odaklı çalış, selçuk erez, istanbul tabip odası, www.istanbulgercegi.com