loading
close
SON DAKİKALAR

İstanbul’da Sürgünde Yaşayan İranlı Sanatçı Cavit Murtezaoğlu Hayatını Kaybetti

İstanbul’da Sürgünde Yaşayan İranlı Sanatçı Cavit Murtezaoğlu Hayatını Kaybetti
Tarih: 06.08.2020 - 22:22
Kategori: Sağlık, Yaşam

Siyasi yasaklı olmasından dolayı sürgünde yaşadığı İstanbul’da geçen haftalar koronavirüse yakalanan Ehl-i hak (Yaresan) Sanatçı -Yazar Cavit Murtezaoğlu, yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bu akşam hayatını kaybetti.

İstanbul’da sürgünde yaşayan Sanatçı-Yazar Cavit Murtezaoğlu, yakalandığı Covid-19 hastalığı nedeniyle hayatını kaybetti. Can TV programcısı Murtezaoğlu’nun Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakımda tedavisi sürüyordu.

Siyasi yasaklı olmasından dolayı sürgünde yaşadığı İstanbul’da geçen haftalar koronavirüse yakalanan Ehl-i hak (Yaresan) Sanatçı -Yazar Cavit Murtezaoğlu, yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bu akşam hayatını kaybetti.

7 yıldır İstanbul’da siyasi mülteci olarak yaşayan Murtezaoğlu, Can Tv‘de ‘Cavidan Name’ programını yapıyordu.

İran’da siyasi yasaklı olmasından dolayı İstanbul’da sürgünde yaşayan müzisyen Cavit Murtezaoğlu’nun Covid testinin pozitif çıkması sonrası Okmeydanı Hastanesi’nde yoğun bakımda tedavisi sürüyordu.

Asıl adı Javid Fakhim Ghanbarzadeh olan sanatçı 1962’de Tebriz’de doğdu. Azerbaycan Bakü konservatuarından mezun olan Cavit Murtezaoğlu, caz formatıyla buluşan ve makamsal yapıya dayanan müziğini “Caz-makam’ olarak tanımlıyor. 100’ün üzerinde bestenin yanında “O 3 (Leyla-Mecnun)” ve “Pir Sultan” adlı iki operete imza atan Murtezaoğlu, müzik yazımı, çalışmaları içinde, birçok yeni makam çeşnileri, ses dizimleri ve armoniler yarattı.

Bir röportajında kendisiyle ilgili şu bilgileri veriyor:

“1962 Tebriz’in Serandib adlı mahallesinde Ehl-i Hak bir ailede doğdum. Müzik ve felsefeyle haşır neşir olduğum için tutucu insanlarla karşı- karşıya kalmam kaçınılmazdı. Bakü’de konservatuar okumaya karar verdim. Orada hocam İslam Rızayev’in desteğiyle Azerbaycan müziğinde ilk defa Neva Makamını trio şeklinde Azerbaycan’da milli radyonun altın arşivine kaydettik. Birçok çalışmadan ve yaratıcılıktan sonra İran’a dönmek zorunda kaldım. Ve İran’ın sanat ve siyasi ambiyansının daha baskıcı bir hale dönüştüğünü gördüm. Bıkmadan usanmadan çalışmalarıma devam edip ‘Senli Günler’ adlı albüm, ‘101 Nefes’ adlı kitap ve yine ‘Susmam’ adında bir albüm ve video kliplerini yayınladım. Tebriz’de müzisyenlerin sendika derneğinin kuruculuğunu ve başkanlığını yaptım. Fakat baskılar yüzünden bu derneğin işleri askıya alındı. Konser taleplerim peş peşe geri çevrildi, sanatıma değil sürgünüme destek verdiler. Hayatım maceralı olduğu için özgeçmişimi kısaltmam gerek. İlhamımın okları İstanbul’u gösteriyordu. Ve çok isabetli bir yönmüş. Türkiye’de “Virtüözler ve Cavit Murtezaoğlu”, “Tebriz’den Toros’a” adlı albüm, “Yarizm”, “Bayrek Kuşçuoğlu”, “Nefes Alma Teknikleri” adlı kitapları yayınladım. Konser ve seminerlere katıldım. Her şey güllük gülistanken birden bire yine sürgün olmak zorunda kaldık. Suçlu arasan bulamazsın ama sonuç olarak ben yine sürgünüm. Çok yakında yine maceralı bir seferim başlayacaktır.”

Kaynak : pirha.net

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları