İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 96. yıl dönümü

Türk ordusunun Yunan işgali altındaki İzmir'i düşmandan kurtarmasının üzerinden 96 yıl geçti.
İzmir'in Kurtuluşu, Kurtuluş Savaşı'nın sonlarında Türk ordusunun, Yunan işgali altındaki İzmir'e girmesini belirten tarih terimidir. İzmir'in kurtuluşu her 9 Eylül'de tüm Türkiye'de kutlanıyor. Peki İzmir'in kurtuluşunda neler yaşandı?
Türk ordusu tarafından 26 Ağustos 1922'de başlatılan Büyük Taarruz sonucunda Yunan ordusu dağıtıldı ve 2 Eylül'de Uşak'a girildi. Dumlupınar Meydan Muharebesi'nde kendisinin de haberdar olmadan Yunanistan Küçük Asya Ordusu'nun başkomutanlığına getirilmiş General Nikolaos Trikupis tutsak edildi.
Türk birlikleri, İzmir'e doğru hızla ilerledi. Yunan birlikleri ve Rum siviller Anadolu'dan çekildiler. 9 Eylül 1922 sabahı Ahmet Zeki Bey komutasındaki 2. Süvari Fırkası, ardından Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Fırkası birlikleri İzmir şehrine girdi. Ardından 5. Süvari Kolordusu Komutanı Mirliva Fahrettin Paşa, komutasındaki birliklerle saat 10.00'da İzmir'e girdi. Türk bayrağı Hükûmet Konağı ve Kadifekale'ye çekildi. Fransız deniz kuvvetleri bakanlığının aldığı haberlere göre, İzmir'e giren Türk birliklerinin düzgün davranış sergiledikleri belirtildi.
Sonradan 9 Eylül günü, "İzmir'in Kurtuluş Bayramı" ilan edildi.
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu
İzmir’i 15 Mayıs 1919’dan itibaren, üç yıldan biraz fazla elinde tutan Yunanlılar, İzmir’deki Rum nüfusunu fazlalaştırmak için, Yunanistan’dan birçok Yunanlıyı getirip İzmir’e yerleştirdiler. Ancak, sabırla kurtuluşu bekleyen, mücadelelerini sürdüren Türk insanını silemediler, yok edemediler. İzmir’e yerleştirdiler. İzmir, bir gün gelip de kurtulacağını biliyordu, sabretti, karşı koydu, umutla bekledi. 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, İzmir’e doğru yönlendirildiğinde, Mustafa Kemal tarihi emrini verdi: “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” (31 Ağustos 1922)
Türk orduları, akın akın İzmir’e doğru koşarken, Yunan askerinde ve Rumlarda korkunç bir panik başladı. Körfezde bekleyen İngiliz ve Fransız gemilerine binebilmek için kavga eden, dövüşen, yaralanan binlerce insan, kaçıyorlardı. Üç yıl önce başlayan, megalo idealar, Bizans’ın mirasçıları iddiaları, Büyük Yunanistan hayalleri, bu kaçış, panik ve korkudan sadece yaldızlı laflar olarak geriye kaldı.
8 Eylül sabahı, Türk ordusunun ilk birlikleri İzmir’e girdiler. Yüzbaşı Şerafettin Bey, halkın sevinç gösterileri arasında, Konak meydanındaki Hükümet Konağı’na geldi. Konağın balkonundaki direğe Türk bayrağı asıldı. Türk birlikleri öğle vaktine kadar, İzmir’e tamamen hakim oldular. Bütün önemli noktalar ele geçirildi.
İzmir’deki gelişmeleri, İzmir Körfezi’nde bakan Belkahve’den takip eden Mustafa Kemal, 10 Eylül 1922’de İzmir’e geldi. İzmir, Rum ve Ermenilerin şehri terk ederken çıkardığı yangınlarla bir harabeye dönmüştü. Yangınlar, şehrin alınmasından sonra da devam etti. Cumhuriyetin ilanını izleyen ilk yıllarda İzmir’in yaraları sarıldı. Şehir hak ettiği onarımlarla, eski güzelliğine tekrar kavuşturulurken, ülkenin önemli bir şehri olması için birçok girişimde bulunuldu. İzmir, bugün için Batı Anadolu bölgesinin en büyük şehri; ülkemizin de, üçüncü büyük ili durumunda
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












