loading
close
SON DAKİKALAR

Lavrov: Suriye'ye S-300 göndermemek için hiçbir ahlaki yükümlülüğümüz kalmadı

Lavrov: Suriye'ye S-300 göndermemek için hiçbir ahlaki yükümlülüğümüz kalmadı
Tarih: 20.04.2018 - 08:45
Kategori: Dünya

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump’ın iki ülke arasındaki gerginliklerin silahlı bir çatışmaya dönüşmesine asla izin vermeyeceğini söyledi.

ABD’nin koalisyonla birlikte Suriye’ye düzenlediği bombardımanın ardından Rusya-ABD arasında savaş çıkması senaryoları tartışılırken, Sputnik’e konuşan Lavrov “Silahlı çatışma riskinden söz edecek olursak, orduların, elbette Devlet Başkanı (Vladimir) Putin veya ABD Başkanı Donald Trump’ın buna izin vermeyeceğini düşünmekte kesinlikle eminim. Putin ve Trump, halkları tarafından seçilmiş ve halklarının huzurundan sorumlu liderler” dedi.

'KOALİSYONU KIRMIZI ÇİZGİLERİ GEÇMEMEK KONUSUNDA UYARMIŞTIK'

Lavrov, Rusya’nın koalisyonu Suriye’de kırmızı çizgileri geçmenin misillemeyi doğuracağı konusunda uyardığını belirtti.

Lavrov “Troyka’nın (ABD, Fransa, İngiltere) planları uygulamaya geçmeden önce Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov, koalisyonun eylemleri nedeniyle Rus askerlerinin zarar görmesi halinde, cevabımızın sert ve açık olacağını belirtmişti" dedi.

'KARADAKİ KIRMIZI ÇİZGİLER DE DAHİL'

Lavrov, açıklamalarına şöyle devam etti: "Daha sonra ordu liderleri düzeyinde, generaller düzeyinde, bizim temsilcilerimiz ve koalisyonun komutanları arasında temaslar gerçekleşti. Bu temaslar sırasında onlara kırmızı çizgilerimizin neler olduğu anlatıldı, buna coğrafi anlamda, karadaki kırmızı çizgiler de dahil. Sonuçlar da bu kırmızı çizgilerin geçilmediğini gösteriyor."

'SAVUNMA SİSTEMLERİNİN FÜZELERE MÜDAHALE ETTİĞİNİ KANITLAYACAĞIZ'

Öte yandan Lavrov, Rusya ordusunun yakında Suriye’deki füze savunma sistemlerinin, ABD, İngiltere ve Fransa’nın fırlattığı füzelere müdahale ettiğine dair kanıt sunacağını ifade etti: "ABD’li meslektaşlarımız tüm füzelerin hedeflere ulaştığını söylüyor, Fransa’nın füzelerinin de hedefleri vurduğu belirtiliyor. Genelkurmay başkanlığımızın olayla ilgili net bir tabloya sahip. Olanları anbean izledik, canlı canlı görüntüledik. Askerlerimiz bununla ilgili istatistikleri sağladı. Bunun için açıklama yapmaya hazırız. Eğer birileri 105 füzenin hedefe ulaştığını söylüyorsa, istatistiklerini göstermeli. Bizim kanıtlarımız, iddialarımız en azından asılsız değil ve yakında ordumuz tarafından sunulacak."

'SURİYE’YE S-300 GÖNDERMEMEK İÇİN AHLAKİ YÜKÜMLÜLÜĞÜMÜZ KALMADI'

Lavrov, 'Suriye’ye S-300 sevkiyatı yapılacak mı?' sorusuna da şu yanıtı verdi: "Bunun yanıtını devlet başkanımız verdi. Artık bu anlamda (sevkiyatı yapmamak için) hiçbir ahlaki yükümlülüğümüz kalmadı. Belli sorumluluklarımız vardı, 10 yıl önce bunu yapmama sözü vermiştik. Malum partnerlerimiz bunu istemişti ve biz de onların her ne kadar savunma amaçlı da olsa, bu sevkiyatın gerginliğin tırmanmasına neden olacağı şeklindeki argümanlarını dikkate almıştık. Ancak artık böyle bir ahlaki yükümlülüğümüz kalmadı."

'YAPTIRIMLARA GEREKTİĞİ GİBİ YANIT VERECEĞİZ'

ABD’nin yaptırımlarıyla ilgili de konuşan Lavrov “Yaptırımlara gerektiği gibi yanıt vereceğimize inanıyorum. Diplomatik mülklerimize el koyulmasına, diplomatlarımızın sınırdışı edilmesine yanıt vermemiz gerekiyor, aksi takdirde bu kendimize saygı duymamak olur. Ancak hakaretlere, ağız dalaşına ya da kabalığa girişmeyeceğiz. Bu bizim devlet başkanımızın tarzı değil” dedi.

'DUMA’DAKİ MİZANSENLE İLGİLİ KANITLARIMIZ VAR'

Duma’da kimyasal saldırı iddialarına dair konuşan Lavrov, Rusya’nın İngiltere’nin ‘kimsayal saldırı’ mizanseninde yer aldığına dair sağlam kanıtları olduğunu söyledi.

Lavrov, şunları söyledi: "Prensipte halihazırda çok sayıda kanıt var. ABD, İngiltere ve Fransa’nın Suriye’ye gerçekleştirdiği saldırı için başlıca bahanesi olan video (Duma’daki kimyasal saldırı videosu) ile başlamak gerekirse… Muhtemelen, sıradan bir insan da yerini bildiğiniz bir kimyasal silah deposunu vurmanın tek bir anlama geldiğini bilir: Bu bölgede yaşayan herkes için insani bir felaket yaratmak olur. Ayrıca videoda hiçbir şekilde (kimyasaldan) korunmayan insanlar var, sadece bazılarında tıbbi maskeler var. Yetişkin bazı kimseler çocuklara su döküyor.

Askerlerimiz Doğu Guta’nın bu bölgesini kurtardıklarında, videodaki hastanede çalışan iki doktoru buldu. Doktorlar videoda kendilerini gösterip birilerinin gelip ‘kimyasal saldırı’ diye bağırmaya başlayıp herkese su dökülmesi gerektiğini söylediğini anlattılar. Bunları isimlerini ve yüzlerini gizlemeden anlattılar. Ayrıca savunma bakanlığı Duma’yı kurtardıktan sonra bir kimyasal silah deposu buldu. İçlerinde Almanya üretimi, Porton Down üretimi kimyasallar var. Uzmanlarımız şimdi bu depodakileri inceliyor.
Ancak bunun yanı sıra, çekimin Beyaz Miğferler tarafından organize edildiğini kimse saklamıyor. Beyaz Miğferler de özellikle militanların, El Nusra gibi teröristlerin olduğu yerlerde çalışıyor ve geçen yıl aynı provokasyonu Han Şeyhun’da yapmışlardı. Ayrıca Beyaz Miğferler’in İngiltere, ABD ve bir dizi Batı ülkesi tarafından finanse edildiği de bir sır değil."

'VİDEODAKİLERİN BMGK’DA KONUŞMASI ÜZERİNDE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Beyaz Miğferler’in videosunda yer alan ve kimyasal saldırı mağduru olduğu iddia edilen çocuk olan Hasan Diab, Rossiya 24 televizyonuna yaptığı açıklamada, çekimler karşılığında kendilerine yiyecek verildiğini söylemişti. Hasan’ın babası Omar Diab da kimyasal saldırı olmadığını, çocuğunun iyi olduğunu belirtmiş ve BM’nin New York veya Cenevre’deki merkezlerinde ifade vermeye hazır olduklarını kaydetmişti. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da Hasan'ın video ile ilgili birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) açıklama yapması gerektiğini dile getirmişti.

Konuyla ilgili açıklama yapan Lavrov, 11 yaşındaki Hasan’ın BMGK’da konuşma yapması konusunu destekleyeceklerini belirtti. Lavrov “Olay yerinden gördü tanıklarının bir şekilde BMGK üyelerine hitap etmesini istedik ve bunun gerçekleşmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

'OPCW'NİN RAPORU DÜRÜSTÇE HAZIRLANMALI'

Lavrov, Suriye’ye giden Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) uzmanlarının da kimyasal saldırı iddialarına dair dürüstçe bir rapor beklediklerini söyledi. Lavrov şunları söyledi: "Rapor dürüstçe hazırlanırsa bu yeterli olur. Bazı aktörlerin OPCW’nin çalışmalarını engellemeye çalışmasından da elbette endişe duyuyoruz. OPCW’de, Lahey’de üst düzey profesyonellerin olduğundan şüphemiz yok. Ancak bu uzmanları birilerinin siyasi amaçlarında kullanmak istediği gerçeğini de dışlayamayız. Saldırının gerçekleştirildiği bölgeye gittiklerinde, teröristlerin olduğu yerlerden ateş açılmaya başladı. Şimdilik bu görevin (incelemenin) ne olursa olsun yerine getirilmesi için çalışacağız."

'BİZ UZMANLARI BÖLGEYE GÖNDERELİM DERKEN, ONLAR SALDIRDILAR'

Lavrov, açıklamalarına şu sözlerle devam etti: "Profesyonelliğin üstün gelmesini umuyorum. OPCW ve Batılı partnerlerimizle en başından beri profesyonelce temas kurmaktan yana olduk. Kimyasal saldırı iddialarıyla ilgili mevcut cepheleşmenin başında ABD’nin, Fransa’nın bizim uzmanlarımızla birlikte kendi uzmanlarını olanları gözlemlemesi için göndermeye hazır olup olmadığından söz etmiştim. Ancak biz bu konuda hazır olduğumuzu, Suriye hükümetinin de bunu desteklemeye hazır olduğunu söylediğimiz aşamada onlar saldırı gerçekleştirdiler. Duruma bakacağız. Elbette ki uzmanlardan hem Suriye hem de Salisbury’de olanlar konusunda dürüstlük bekliyoruz. Salisbury’de de soruşturma devam ediyor."

'DOĞU GUTA’DA KLOR GAZI DOLU KAPSÜL BULDUK'

Lavrov, Rus askerlerinin Doğu Guta’da militanların kontrolündeki bölgede klor gazı dolu bir metal kapsül bulduğunu söyledi.

Lavrov “Askerlerimiz giderek daha ilginç şeyler buluyor. Bir evde kimyasal dolu kapsül buldular, bildiğim kadarıyla klor gazıyla dolu. Bu ev militanların kontrolündeki bölgede. Kapsül bir yatağın üzerinde bulundu. Odaya yukarıdan ya da başka bir yerden düştüğüne dair de bir iz tespit edilmedi” dedi.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları