YÖK'e olağanüstü yetkiler getiren yasa tasarısı tartışılırken, eski YÖK üyesi hocalar şeffaf ve özerk üniversite raporu hazırlandı.
‘ Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’yla
YÖK’e olağanüstü yetkiler veriliyor. Tasarı tartışılırken eski Marmara Üniversitesi Rektörü ve eski YÖK Üyesi Prof. Dr. Ömer Faruk Batırel, Eski Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, Eski Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Üstün Ergüder, Eski YÖK Üyesi Prof. Dr. Atilla Eriş, Eski YÖK Üyesi Prof. Dr. İsa Eşme, Eski YÖK Üyesi Prof. Dr. Recep Öztürk , Eski Boğaziçi Üniversitesi Rektörü ve Eski YÖK Üyesi Prof. Dr. Ayşe Soysal, Eski YÖK Üyesi Prof. Dr. Burhan Şenatalar ve Eski İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın Uğur, ‘Yükseköğretimin yeniden yapılandırılması kapsamında dikkate alınması gereken temel ilkeler ve yaklaşımlar’ konulu bir rapor hazırladı.
ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNDE ÖĞRENCİLER DE OLSUN
Türkiye’de üniversitelerin şeffaf ve hesap verebilir bir özerklik içinde, akademik kaliteyi temel kabul eden, uluslararasılaşma ilkelerini benimseyen ve rekabete açık bir organizasyon yapısına kavuşmaları vurgusu yapılan raporda şunlar dile getiriliyor :
*Yükseköğretimde bugünkü merkeziyetçi yaklaşım üniversitelerin özerkliğine ve verimliliğine engel teşkil ediyor. Bu merkezi yapılanmanın terk edilmesi gerekir.
*Yükseköğretimde saydam, mali özerkliği de içeren hesap verebilir bir yönetişim sistemi oluşturulmalıdır.
*Yükseköğretimde ulusal nitelikteki bir üst ‘eşgüdüm’ kurumunun bulunmasında yarar var. Ancak, bu kurum üniversitelerin özerkliğini zedelemeyecek şekilde ’Koordinasyon ve Planlama’ organı olarak görev yapmalıdır.
*‘Yükseköğretimde üst yönetim’ yapılanmasındaki kurullarda öğrenci, işveren ve işçi, sendikalarından birer üye; Kalkınma, Milli Eğitim , Maliye Bakanlıklarından birer üyenin bulunması yararlı olacaktır.
*Üniversiteler ve yükseköğretim üst organlarının belirlenme sürecine anayasal güvence getirilsin.
*Yükseköğretimde ‘Kalite ve Akreditasyon Kurul’u oluşturulsun.
*Yükseköğretimde, ülkenin araştırma politikası ve öncelikleri de dikkate alınarak finans çeşitliliğine yeni yasal düzenlemede yer verilmelidir. İleri düzeyde öğretim ve araştırma performansı gösteren üniversiteler veya birimler ek mali kaynaklarla desteklenmelidir.
*Devlet üniversitelerine devlet tarafından sağlanan kaynaklarda ve bütçede; o yükseköğretim kurumunun gösterdiği verimlilik, akademik kalite ile topluma sunduğu hizmetler göz önüne alınmalıdır.
*‘Bölüm, anabilim dalı, bilim dalı kurulması ve ‘program’ oluşturulması; akademik birimlerdeki gerekli öğretim üyesi sayısı ve akademik kadroların kullanılması’ üniversitelere bırakılmalıdır.
* Hukuk , Mühendislik, Mimarlık ve Tıp gibi mesleki yetki veren yükseköğretim programlarını tamamlayanlar, mesleklerini icra etmek için yapılacak ulusal merkezi bir sınava girmelidir.
*‘Uygulamalı Bilimler Yüksekokulları’ kurularak meslek yüksek okulları bu yapı içinde toplanmalıdır.
*Üniversitelerde üst yönetimin belirlenmesi üniversitelere bırakılmalı; özellikle Rektör adayı belirlemede ‘Arama Komitesi’ olmalıdır. Akademik unvanların verilmesi ile ilgili hususlar prensip olarak üniversitelere bırakılmalıdır.
*Akademik unvanlar kadronun verildiği üniversitelere ait olmalı ve ilgili üniversite tarafından ancak açık olan bir kadroya müracaat sonrasında verilmelidir.
*Yardımcı Doçentlik kalıcı bir kadro olmayıp, esas itibariyle sözleşmeli bir kadro olarak kalmalıdır
*Yükseköğretim kurumlarında emeklilik yaşı 70 olmalı.
*Ortaöğretimden yükseköğretime geçişin iki aşamalı sınav sistemi ile gerçekleştirilmesi uygun olacaktır. Türkiye’deki üniversiteler, yurtdışındaki üniversitelerle ortaklaşa yükseköğretim kurumu kurabilmelidir.