Gazeteci Erol Önderoğlu, TİHV Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve yazar Ahmet Nesin'in tutuklanması basın meslek örgütleri tarafından protesto edildi.
Gazeteci Erol Önderoğlu, TİHV Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve yazar Ahmet Nesin'in tutuklanması basın meslek örgütleri tarafından protesto edildi.
Gazeteciler, Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışmak amacıyla nöbetçi genel yayın yönetmenliği yaptıkları için haklarında soruşturma açılan ve çıkarıldıkları mahkemece tutuklanan Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve yazar Ahmet Nesin için Galatasaray Lisesi önünde eylem yaptı.
Eyleme katılanlar, 'Gerçekler hapsedilemez', ''Gazetecilik Suç Değildir' yazılı dövizler taşıyıp, 'Özgür basın susturulamaz' sloganı attılar.
Eylemin basın açıklamasını gazeteci Ahmet Şık okudu. Şık, "Öncelikle bu hukuksuzluğa son verilmesini istiyoruz. Fincancı, Önderoğlu ve Nesin'in bir an önce serbest bırakılmasını bekliyoruz" dedi.
"Meslektaşlarımızı yalnız bırakmayacağız, dayanışmanın safında yer alacağız"
7 Haziran seçimlerinin ardından toplumun baskı ve şiddet araçları ile kuşatma altına alındığını dile getiren Ahmet Şık'ın okuduğu basın açıklaması şöyle:
"Can kayıplarının listesi artık tutulamaz hale geldi. On binlerce insan göç yollarına düştü. Hayaller, yaşamlar, yarım kaldı. Memleketin içinde bulunduğu hakikati anlatan gazeteciler de hedef haline getirildi. Can Dündar ve Erdem Gül hakkında hapis cezaları verildi. Ocak ayından bu yana 14 DİHA muhabiri tutuklandı. Cezaevindeki gazetecilerin sayısı 38'e yükseldi. DİHA muhabiri Nedim Türfent ölümle tehdit edildi. Gazeteciler artık adliyelere gazete bürolarından daha çok gider oldu. Onlarca gazeteci hakkında soruşturma ve davalar açıldı.
Soruşturma ve davalarla susturulmak istenen gazetelerden biri de Özgür Gündem oldu. Özgür Gündem gazetesinin üzerindeki baskılara dikkat çekmek amacıyla başlatılan dayanışma eylemi de bu soruşturmaların ve davaların hedefi oldu. Dün Fincan, Önderoğlu ve Nesin tutuklandı.
Dünkü tutuklama ile dayanışma ruhunun hedef alındığının farkındayız. Gazetecilik da tehlike altında. İktidar tüm gazetecileri Saray'ın basın danışmanı olarak görmek istiyor, halkın haber hakkı için Bunu reddediyoruz, biat etmiyoruz.
Bildiğimiz bir başka şey ise, ancak ve ancak dayanışmayla mesleğimize ve gerçeğe sahip çıkacağımızdır.
Bizler baskı altında tutulan, hapsedilen tüm meslektaşlarımızla dayanışma içinde olacağımızı bir kez daha duyuruyoruz. Adliye ve cezaevleri önlerinde, sokaklarda adalet isteyeceğiz. Meslektaşlarımızı yalnız bırakmayacağız, dayanışmanın safında yer alacağız."
Özlem Çoban