"KCK" Van davasında konuşan Belediye Başkanı Bekir Kaya, iddianamenin hukuki olmadığını belirterek, savunma yapmayacaklarını söyledi...
VAN- Aralarında Van Belediye Başkanı Bekir Kaya'nın da olduğu 13 kişinin yargılandığı dava bugün başladı.
7 Haziran'da gözaltına alınarak tutuklanan Bekir Kaya ile Asrın Hukuk Bürosu avukatı Cüneyt Caniş, Başkale eski Belediye Başkanı İhsan Güler, Muradiye İlçe Başkanı Mehmet Şirin Yıldız, Özalp Belediye Başkanı Murat Durmaz, BDP Başkale eski İlçe Başkanı ve DTK üyesi Derviş Polat, Edremit Belediye Başkanı Abdulkerim Sayan, BDP Çaldıran İlçe Başkanı Metin Adugit, BDP Erciş eski İlçe Başkanı Veli Avcı ve BDP Van Merkez İlçe Başkanı Halis Çakır ile tutuksuz yargılanan Bostaniçi Belediye Bakanı Nezahat Ergüneş, eski BDP İl Eşbaşkanı Mihriban Şah ile Başkale Belediye Başkanı Hecer Sarıhan, Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı.
Van M Tipi Cezaevi'nin beyaz örtülerle süslenen spor salonunda yapılan duruşmayı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, BDP milletvekilleri Pervin Buldan, Mülkiye Birtane, Nazmi Gür, Özdal Üçer, Halil Aksoy, BDP MYK üyesi Necla Yıldırım, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, bölge belediye başkanları izliyor.
"Örgüte üye olmak" iddiasıyla yargılanan belediye başkanları ve Kürt siyasetçileri 100 avukat savunuyor.
İDDİANAMEDE KÜRT HALKINA 'SÖZDE' DENİLİYOR
Duruşmada kimlik tespiti öncesi söz alan Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, şunları söyledi: "Aslında bugün ne bu süslü salonda ne de bu yargılamaya ihtiyaç vardı. Bu iddianame kolluk güçlerinin kes yapıştırma yöntemi ile yapılmıştır. Hukuksal bir metin değildir. Bu iddianamenin kabul edilmemesi gerekiyor. Burada yargılanan siyasi bir partidir. İddianamede, 'Sözde Kürt halkı, sözde haklar' diye lanse ediliyor. Bir halka bu saygısızlığı göstermek kimsenin haddi değildir. Bu iddia makamının da haddi değildir. Sen bir halkı sözde olarak tabir edemezsin. Ben tutuklandığımda ifademde belirtmiştim. 2009'dan itibaren partimize yönelik büyük bir operasyon başlatıldı. Belediye başkanlarımız, seçilmişler herkes hedef haline getirildi, tutuklandı. Bunlar tamamen AKP'nin talimatıyla yapıldı. Siz de biliyorsunuz son seçimde meclis belediyemizi 50'den 100'e çıkararak büyük bir başarı elde ettik. Bu başarıdan sonra Başbakan Erdoğan, Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, direkt buna müdahale edecek değerlendirmelerde bulundu. Hatta Cemil Çiçek, Iğdır Belediyemizi kastederek, 'Bunlar Ermenistan sınırına dayandılar' söyleminin ardından başkanlarımız tutuklandı. Son olarak Başbakan Erdoğan'ın, 'Ben Van'ı istiyorum' söyleminin ardından bizlere yönelik operasyonlar oldu. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin Şırnak'ta protesto edildiği için Şırnak'ta seçilmiş belediye başkanımız kalmadı. Başbakan çıkıp açık açık 'yargıya talimat veriyorum' dedi. Yargı da bunun gereğini yapıyor. Seçildiğimizden bu yana bütün hayatımız didik didik dinlendi. Tek bir suç bulunmadı. Ne zaman Başbakan konuşma yaptıysa gizli tanıklar ortaya çıkartılarak tutuklanmamız sağlandı."
'NASIL TOPLUMSAL BARIŞA ZARAR VERİRİM?'
"Toplumsal barışa zarar verdiği" iddiasıyla tutuklandığını hatırlatan Kaya, "Yüzde 60 oy alan belediye başkanıyım, nasıl olur da toplumsal barışa zarar veriyorum" diye sordu.
Kaya, "Bu iddianame hukuki bir belge değildir, reddedilmesini talep ediyorum. Ve hiçbir aşamada bu hukuki olmayan belge karşısında savunma yapmayacağımızı belirtiyoruz. Bunun için kesinlikle ifade vermeyeceğiz" dedi.
Mahkeme heyeti başkanı Kerem Çelenküçük ise "Kürt halkı hiçbir zaman sözde olarak lanse edilmedi. Her zaman birinci sınıf bir halk oldu. Bu iddianameye yansımışsa dahi bir eksiklikten ve yanlışlıktandır" dedi.
Ardından konuşan Av. Meral Danış Beştaş, "Tarih bu süslü salondan bahsetmeyecektir. Buradaki hukuksuzluktan bahsedecektir. Bu süslü salonun bizim açımızdan bir önemi yoktur. Bu hukuksuzluktan bahsedecektir. Seçilmişlerin eline vurulan kelepçeden bahsedecektir. Bu dava BDP'nin yargılandığı siyasi bir davadır. İddianamedeki söylemler savcının söylemleri değil, Başbakan'ın söylemleridir. Dün bile avukatlar tutuklandı. Yani muhalif olan herkes hedef halindedir. Şu an İmralı'da Sayın Öcalan ile görüşmeler yapılıyor. Görüşmeye destek verenler yargılanıyor" dedi. Beştaş, iddianamenin reddedilmesini ve müvekkillerinin tahliye edilmesini talep etti.
İHD Genel Başkanı Av. Öztürk Türkdoğan da iddianamenin iade edilmesi gerektiğini belirterek, "Burada yargılanan BDP ve STK üyelerimizdir" dedi.
Savcı, itirazlara "İddianamenin hiçbir yerinde sözde Kürt halkı kelimesi kullanılmamıştır. Kimse terör örgütü şemsiyesi altında saklanmasın" diye yanıt verirken, avukatlar ve tutuklular savcıya tepki gösterdi.
Tartışmanın ardından Mahkeme Başkanı Çelenküçük, burada yargılananın BDP olmadığını, kişilerin olduğunu belirterek, iddianamenin iade talebini reddetti.
Bu arada, cezaevi önünde bulunan boş arazide BDP'nin kurduğu çadırlara halk akın etti. Çadırların üzerine "Halkın iradesi tutsak edilemez", "Murat başkan irademizdir, irademize dokunma" pankartları ile tutuklu bulunan belediye başkanlarının fotoğrafları asıldı.