Barış için mi, PKK’yi tasfiye için mi?

AKP iktidarının “hükümet değil, devlet görüşüyor” diyerek PKK lideri Abdullah Öcalan’la bir görüşme süreci başlatması Kürt hareketi tarafından temkinli karşılandı...
AKP iktidarı seçim baskısının kendini hissettirmeye başladığı yeni yıla yeni bir “Kürt açılımı” ile girdi. Bundan önceki açılımlardan deneyimli olan Kürt hareketi ve toplumsal muhalefet temkinli bir yaklaşım sergilerken, görüşmelerin içeriği halktan gizleniyor.
Gerilla muhatap alınmıyor
Milletvekilleri Ahmet Türk ve Ayla Akat Ata’nın İmralı’ya gidip Öcalan’la görüşmesinin ardından, BDP kanadı temkinini korurken Eşbaşkan Selahattin Demirtaş herhangi bir açıklama yapmayacaklarını söyledi.
PKK liderlerinden Murat Karayılan ise “Öyle bir kamuoyu yaratılıyor ki, sanki top İmralı’ya atıldı ve oradan gelecek cevaba göre her şey hallolacak. Burada önemli olan önce devletin ne yapacağıdır” dedi ve gerillanın sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Karayılan,“Bu görüşme ve diyalogların Kürt sorununda bir çözüm sürecine dönüşüp dönüşmeyeceği ancak önümüzdeki günlerde anlaşılacaktır. Şimdilik bir istişare durumundan söz edilebilir” dedi. “Devletin işe İmralı’dan başlaması çok doğru bir tutumdur” diyen Karayılan, sözlerine şöyle devam etti: “Ama öyle bir kamuoyu yaratılıyor ki, sanki top İmralı’ya atıldı ve oradan gelecek cevaba göre her şey hallolacak. Burada önemli olan önce devletin ne yapacağıdır.” Karayılan, Türk ile Ata’nın Öcalan ile görüşmesi için de “Esas önemli olan silahlı güçlerdir. Bunun için bizim direkt Öcalan’la diyalogda olmamız gerekiyor. Sadece yönetimle değil, geniş komutanlık kademesi ve savaşçı yapısının ikna edilmesi sorunu vardır” dedi.
BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan ise bu sürecin üç muhatabı bulunduğunu ve bu üç muhataptan biri olan gerillanın da sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
Medyada talimatla “barış” rüzgarı
Öte yandan Doğan Medya dahil olmak üzere bütün egemen medya organları, iktidarın ve medya patronlarının doğrudan talimatı ile süreci barış için bir fırsat olarak sunup destekleyen yayınlara ağırlık veriyor.
“Sürecin yine sabote edilip edilmeyeceğine” yönelik sorular eşliğinde yürütülen bu psikolojik harp, peşinen AKP’yi ve Tayyip Erdoğan’ı barış girişimcisi, Kürt hareketini ise bu son barış şansının önündeki potansiyel tehdit olarak sunuyor.
Amaç PKK’nin tasfiye edilmesi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanı ve AKP’nin en etkili birkaç isminden biri olan Yalçın Akdoğan, Abdullah Öcalan’la görüşmekteki amaçlarının PKK’yi silahsızlanmaya zorlamak olduğunu belirtti.
Kanal 7’ye konuşan Akdoğan, “Bu süreçten sonra kim samimi, kim değil göreceğiz” diyerek, “barış girişimcisi AKP” karşısında Kürt hareketini samimiyetsizlikle suçlayacakları bir hamleyi tasarladıklarının sinyalini verirken, Kandil’i özel olarak hedef almayı da ihmal etmedi.
Akdoğan, PKK üst yönetiminin Abdullah Öcalan’ın iradesine karşı bir tavır sergilediğini savunarak şöyle konuştu: “Karayılan’ın açıklamalarını afaki gördüm. Abdullah Öcalan’ın iradesine karşı bir tavır sergiliyor. Öcalan’a racon kesiyor. Kandil’den gelen açıklamalar bende negatif bir etki uyandırdı.”
Tayyip Erdoğan da Afrika gezisi öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu, yeni başlamış bir süreç değil. Buradaki gayretimiz, terörle mücadelede başarılı olabilmektir” dedi. KCK operasyonları ve tırmanan savaş döneminin “Siyasetle müzakere, terörle mücadele” söylemini tekrarlayan Erdoğan, askeri ve siyasi tasfiye operasyonunun devam edeceğinin işaretini verdi.
Operasyonlar sürüyor
Öte yandan KCK tutuklamaları ve gerillaya yönelik askeri operasyonlar hız kesmeden sürüyor. İmralı ile görüşmelerin başladığı açıklandıktan sonra yine onlarca BDP’li KCK operasyonu kapsamında gözaltına alındı. Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Sırtköy beldesinin belediye başkanı Nuri Akman da bu operasyonlar kapsamında tutuklandı.
Askeri operasyonlar da hız kesmiyor. Diyarbakır Lice kırsalında 31 Aralık günü düzenlenen operasyonlarda 10 PKK gerillası yaşamını yitirdi.
AKP’de oyun çok
Bir yandan Kürt sorunu nedeniyle içinden çıkılmaz bir hal alan dış politika krizleriyle boğuşan diğer yandan da Kürt illeri başta olmak üzere seçim baskısının kendini hissettirdiği zorlu bir yıla giren AKP iktidarının Kürt sorununda barışçı ve demokratik çözüm konusunda samimi bir çaba içinde olmadığının herkes farkında.
Ancak Kürt hareketinin ve bölgesel dinamiklerin zorlaması altında bir adım atmak zorunda kalan AKP iktidarı karşısında başta Kürt hareketi olmak üzere hiçbir siyasi aktör bozguncu pozisyonuna düşmek istemiyor. Bu nedenle de AKP’nin yeni “çözüm” hamlesi, geçici süreli de olsa gerillanın ve muhalefetin hareket kapasitesini sınırlandırıyor.
Görüşmeler her ne kadar “devlet ile İmralı arasında” başlamış da olsa, sürecin geleceğinin AKP iktidarı ile gerilla arasında yaşanacaklar ekseninde belirleneceği anlaşılıyor.
Sendika.org
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












