Ekrem İmamoğlu, İBB davası kapsamında savunma yapıyor: Devlet önce bir partinin devleti yapıldı. Şimdi ise bir ailenin olması için çalışılmaktadır!

Yaklaşık 19 aydır cezaevinde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB davası kapsamında savunma yapmaya başladı.
İBB'ye yönelik Silivri'de görülen 'yolsuzluk' davasında ikinci celsenin 34. günü tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ifade veriyor. (tüm ifadeler haberde)
Yaklaşık 19 aydır cezaevinde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB davası kapsamında savunma yapmaya başladı. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de duruşmayı izliyor.
Ekrem İmamoğlu;
İmamoğlu, mutlak butlan kararıyla CHP’nin kurultayının iptal edilmesine değindi ve ismini anmadan Kemal Kılıçdaroğlu’na “İktidar güdümündeki yargıyı kullanarak ana muhalefet partisine çökülmüştür. Bu bu görevi de butlan kararıyla koltuğa oturtulan bir şahsa vermiştir. O şahıs 21 Mayıs darbesinin işbirlikçisidir.” dedi.
Türk milletinin ihtiyaç duyduğunda lider çıkartacağını belirten İmamoğlu “Milletimiz lidersiz kalmayacaktır” ifadelerini de kullandı.
"Faşizm bir gecede gelmez, ekonomik krizin içinde büyür. İlk hedefi her zaman örgütlü toplumdur. Önce sendikalar sonra muhalefet partileri en sonunda ise düşünen her insan hedef olur" diyen Ekrem İmamoğlu, bugünkü Türkiye'nin rekabetçi otoriterlikle yönetildiğini, totaliter rejime doğru gidildiğini ifade etti. İmamoğlu, "Tek sesli basın, bağımsız yargı, işlevsiz meclis... Bu millet buna boyun eğmedi, eğmeyecek" dedi.
Ekrem İmamoğlu, yargı bağımsızlığının hakimlerin ayrıcalığı olmadığını, yurttaşın güvencesi olduğunu söyledi. Kağıt üstünde bile hukuk kalmadığını belirten İmamoğlu, "Adaletsizlikle iktidarda kalacağını düşünenler adaleti, iktidarı devleti çökertirler" dedi.
Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2016'da ülkemizin kanlı bir darbe girişiminden geçtiğini ve karşı durmanın hepimizin görevi olduğunu belirtti. O utanç verici günü yaşatanlara karşı mücadele verildiğini söyleyen İmamoğlu, ondan sonra yaşanan OHAL sürecinin darbecilerle hesaplaşmanın çok ötesine geçtiğini belirtti. İmamoğlu, "OHAL kalktığında bile yetkileri kalıcı hale getirildi. Bugün de aynı mantık işliyor. Tüm gruplar farketmeksizin herkes şüpheli, rakip olan siyasi parti terörist sayılıyor" dedi.
Ara sona erdi, duruşma başladı. Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, devletin sahibinin iktidar değil millet olduğunu belirterek sözlerine başladı. "Devlet önce bir partinin devleti yapıldı. Şimdi ise bir ailenin olması için çalışılmaktadır" diyen İmamoğlu, iktidarın rakiplerinden kurtulmaya çalıştığını, karşısındaki adayı kendisinin seçmek istediğini belirtti.
"Yoksulluk, işini kaybetmekten korktuğun için düşünceni söyleyememektir. Hakkını korumak için kapı arayamamaktır. Çünkü o kapı yargıdır. Yargıya güvensizliği büyüdüğü bir ülkedeyiz" diyen Ekrem İmamoğlu, işleyen demokraside kıtlığın yaşanmayacağını, demokrasinin sadece sandık değil sofra güvencesi de sağladığını belirtti. İmamoğlu'nun sözleri devam ederken mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi. İzleyiciler, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı.
"Asrın fon vurgununda olan siyasiler, akrabaları, bürokratlar, eşleri, dostları kimlerdir? Millete bu soruların cevabını verin" diyen Ekrem İmamoğlu, "Beni yolsuzluk fonu ile suçlayanlar, diplomasız olmakla da suçladılar. Diplomasız olanlar aynaya baktılar, beni suçladılar" dedi. 2019'dan bu yana yaşanan süreçlerin maliyetinin 577 milyar dolar olduğunu belirten Ekrem İmamoğlu, "Bu parayla 5 yılda bu ülkede tek bir evin bile yıkılmasını ortadan kaldırmak mümkün. Ama aklı fikri bende, yazıklar olsun, ben 12 metrekaredeyim" ifadelerini kullandı.
Fonların başında Cumhurbaşkanı Danışmanı, akrabalar ve eşlerin olduğunu ifade eden Ekrem İmamoğlu, "19 Mart darbesinden sonra yazılan iddianamenin ilk sayfasında 'Fon oluşturulması amacına müteakip' diyorlar. Fon kelimesini çok seviyorlar" dedi. "Hesaplarımızı aylarca didik didik ettiler, eşleri, çocukları gözaltına aldılar, kuyular açtılar, evleri aradılar. Tek bir kuruş bulamadılar. Çünkü öyle bir fon yok, öyle bir şey olmadı" diyen İmamoğlu, "Gerçek bir fon hepimizin gözünün önündeymiş. Beni yolsuzluk fonu kurmakla suçladılar, milletin parasını çaldılar. Beni örgüt kurmakla suçladılar, esas örgütü onlar kurdular" ifadelerini de kullandı.
18 Mart'ta diplomasının iptal edildiğini, 19 Mart'ta operasyonun ardından borsanın 2008'den bu yana en sert düşüşü yaşadığını belirtti ve "Piyasa çökerken ne oldu? TERA'nın sepetinde bulunan hisseler tavan yaptı." dedi. İmamoğlu, mutlak butlan kararının açıklandığı gün yine TERA'nın 1.8 milyar liralık alım yaptığını ifade etti ve "Yine gemi batarken malı götürdüler. Piyasa çökerken kimler para kazanıyordu? Bunu SPK çok iyi biliyor" diye konuştu.
Ekrem İmamoğlu, fon vurgunuyla ilgili dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, bugünün Adalet Bakanı Akın Gürlek'in borsaya ve SPK'ya yazı yazdığına değindi ve "Müzekkere yollanmış, son ne oldu? Hiçbir şey. Ek talepte bulunmadı, operasyon yapmadı. O yazıdan 2 gün sonra İstanbul Üniversitesi'ne yazı yazdı, üniversite cevap vermeyince 'Diplomayı acele iptal et' diye yazı yolladı. Anamın ak sütü gibi helal olan diplomamı iptal etmek için çırpınan Adalet Bakanı, konu fon olunca kılını kıpırdatmadı" dedi.
19 Mart operasyonunun millete maliyetinin 2 yılda 250 milyar doları bulduğunu belirten Ekrem İmamoğlu, mutlak butlan kararının 18 milyar dolara mal olduğunu söyledi. İmamoğlu, fon vurgununda ortaya çıkan maliyetin 107 milyar dolar olduğuna değindi ve "Denetimsizliğin faturası milletin önüne koyuldu. Ne yapacaklarını şaşırdılar. Çünkü iç içeler, akrabalar, birlikte karar aldılar" diye konuştu.
2019 yılında ilk kez seçildiği dönemde mazbatasının iptal edildiğini hatırlatan Ekrem İmamoğlu, "2 milyar 160 milyon dolar bir günde buharlaştı. Milletin oyunu yok saymanın bedelini millete ödettiler" dedi. İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ben ekonomistim" sözlerine de atıf yaptı ve "Bu zihniyetin ülkeyi düşürdüğü durum budur" ifadelerini kullandı. İmamoğlu ayrıca, 19 Mart'taki operasyona "Darbe vurgunu" benzetmesi yaptı ve "Olan sadece İBB'ye, ana muhalefete ya da Ekrem'e olmadı, millete oldu" diye konuştu.
Cumhuriyetin "Bu ülkenin zenginliği bir avuç insanın değil hepimizin" diyen bir anlayış olduğunu belirten Ekrem İmamoğlu, "40 haneli bir köyden gelip İBB Başkanı olmak tam da bu cumhuriyetin eseridir" dedi. "Millet, yürüyüşünü durdurmak isteyenleri eninde sonunda yendi" ifadelerini de kullanan Ekrem İmamoğlu, ana muhalefet partisine ısmarlama davalar açıldığını, 500 bin insanın hapiste olduğunu ancak bunun ne enflasyonu ne mutfak giderlerini ne kiraları düşürdüğünü, yoksulluğun, açlığın, umutsuzluğun giderek arttığını belirtti ve "25 yılda varılan yerin adı ne yazık ki vurgun düzenidir" diye konuştu.
“Ne yaparsanız yapın benim sözümü yasaklayamaz kimse. Bu salonda beni yasaklasalar da ben sözümü milletime ulaştırırım” diyen Ekrem İmamoğlu, hiçbir zorbalığın kendisini yolundan alıkoyamacağını da sözlerine ekledi.
19 Mart 2025’teki operasyondan bu yana polisin ve jandarmanın düştüğü duruma çok üzüldüğünü ifade eden Ekrem İmamoğlu, “Canımızı ve güvenliğimizi emanet ettiğimiz o kurumların adına utanıyorum. Polis ve jandarmamızı bu duruma düşürenleri kınıyorum” dedi.
Davanın ilk celsesinde savunma hakkının kısıtlanmasına vurgu yapan Ekrem İmamoğlu, "Beyanlarımın süzülmüş halini derleyerek bir kitap yayınlamak istedim. Söyleyeceklerimi yurttaşlarıma yazılı olarak iletmek istedim. Kitabın matbaası basıldı. Baskı durduruldu" dedi.
"Ülkeyi operasyon cumhuriyetine çevirerek vurgunlarınızın üstünü örtmeye çalışıyorsunuz, vazgeçin" diyen Ekrem İmamoğlu, "Ülkenin yüzde 75'i bu uygulamaların karşısındadır. Ben insanımı tanıyorum" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, Halk TV'ye kayyum atanmasıyla ilgili, "Başta Cafer Mahiroğlu olmak üzere kalemlerinin gücüyle kanalda çalışan tüm gazetecilere geçmiş olsun diyorum, yanlarında olduğumu belirtiyorum" dedi.
AK Parti'ye çağrı yapan Ekrem İmamoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in bir operasyon bağımlılığı başlattığını ifade etti ve "Yalancılık girdabına tüm AK Parti'yi sürüklemiştir. Yanlışlar girdabının içine sokmuştur, türbülansa sokmuştur. Herkesi uyarıyorum, AK Parti'yi baştan aşağıya uyarıyorum. Sizi operasyon girdabına sokan bir süreçle iç içesiniz" dedi.
"Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye Operasyon Cumhuriyeti'ne döndü" diyen Ekrem İmamoğlu, fon vurgunundan sonra sosyal medya yasaklarının ve gazetecilere baskının zirve yaptığına dikkati çekti. "Kuzey Kore'ye neredeyse rahmet okutacağız" ifadelerini de kullanan İmamoğlu, "Güzelim ülkemizi operasyon sahasına çeviren akıl, Halk TV'ye el koyup yayınlarını kesti" diye konuştu. İmamoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek'le ilgili, ise "Operasyon bağımlısı bakan ne yazık ki bu iktidarı da bağımlı hâle getirdi" dedi.
Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Halk TV'ye kayyum atanmasına da değindi. İmamoğlu, telefon hakkı için annesiyle konuşurken haberi aldığını söyledi ve babasının kendisine "Ne diyeyim, yakında kulağımızı keserler" dediğini belirtti. İmamoğlu, kayyum atama tarihinin kendi savunmasının başladığı güne denk geldiğine vurgu yaptı ve "Bu memlekette çok enteresan şeyler oluyor. Ferhan Şensoy’un ‘tesadüfün iğne deliği’ diye bir lafı var, bugün kayyum atanması tesadüf herhalde" dedi.
Türkiye için ekim ayının çok önemli olduğunu, İBB Başkanı seçildiğinde ekim ayına çok başka bir heyecanla baktığını ifade eden Ekrem İmamoğlu, "İstanbul 5 yıl işgal altında tutuldu. 6 Ekim'e kadar İstanbul işgal altındaydı" dedi. İmamoğlu, "İstanbul'un fethinin çağ açıp çağ kapattığının bilen biri olarak o emaneti Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün nasıl geri kazandırdığının ihmal edilmesini anlayamadım" diye konuştu.
"Bu sürecin her aktörü, her muhatabını tarih yazdı, günü geldiğinde ilgili herkesin yüce Türk yargısı önünde hesap vereceklerini biliyorum" diyen Ekrem İmamoğlu, avukatı Mehmet Pehlivan'ın da tutuklu olduğunu, sadece ailelerin değil, hukukçuların da baskının hedefi haline geldiğini belirtti. İmamoğlu, "Türkiye'de şahsım dahil kimse eleştirilemez değildir. Çamur at izi kalsın diyerek kadrolarımıza haysiyet cellatlığı yapılmasına müsade etmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Sanık ailelerinin tarihi bir mücadele hattı kurduğunu, Aile Dayanışma Ağı'nda bulunan eşlerin, çocukların umutla beklediğini ifade eden Ekrem İmamoğlu, "Türk yargı tarihinde akla hayale gelmeyecek zalimliklerle muhatap oldular. Bu süreci tasarlayanların hukuksuz istekleri vardı, bunları alamayınca arkadaşlarım sürüldüler, baskı altında kaldılar. Onlar bu süreci yaşarken dışarıda harap olan ailelerini selamlıyorum" dedi. Eşi Dilek İmamoğlu'na da seslenen Ekrem İmamoğlu, "Seninle gurur duyuyorum. Bir tanesin, iyi ki varsın, bu ailelerin yanındasın" ifadelerini kullandı.
Kimlik tespitinin ardından tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, "İnsanlarımızın yüzde 75-80'inin şiddetle reddettiği bir yargılamanın adil bir ortamda olması gerekirken, Silivri'de Avrupa'nın en büyük mahkeme salonu diye lanse edilen bir ortamdayız" dedi. "Benimle birlikte, haksız yere burada olan dostlarım, kaderdaşlarım var" diyen İmamoğlu, "Her birisiyle gurur duyuyorum" ifadelerini de kullandı.
Tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kimlik tespitinde eğitim durumuna yönelik soruya “Yüksek lisans” yanıtını verdi.
Ekrem İmamoğlu’nun annesi Havva İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu ile YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de duruşma salonunda yerini aldı. İzleyiciler, “Özgür başkan özgür Türkiye” ve “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları attı.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nda tutuksuz sanıkların beyanlarının alınmasına devam ediliyor.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın yargılamasına devam ediliyor. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda davanın ikinci celsenin 34. günü ek iddianame için son isminin beyanlarının alınmasına devam ediliyor.
Duruşmada bugünden itibaren ek iddianame için son isim İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunması başladı.
İMAMOĞLU, "CUMHURBAŞKANI İMAMOĞLU" SLOGANLARIYLA SALONA GİRDİ
Duruşmaya, tutuklu sanıklar getirildi. Tutuksuz sanıklar da salondaki yerini aldı. Ekrem İmamoğlu'nun salona getirildiği sırada izleyiciler, alkışlarla "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları attı.
İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu ve annesi Havva İmamoğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, partililer ile sanıkların yakınları duruşma salonunda yerini aldı. İmamoğlu’nu izlemek üzere oyuncu İlyas Salman ve şair-yazar Sunay Akın da duruşma salonuna geldi.
Mahkeme heyeti de salondaki yerini aldı. Mahkeme Başkanı, "Dışarda izleyici olarak yoğunluk var. Basın ve izleyici bölümündeki bariyerleri kaldıralım" dedi.
Duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun savunması başladı. İmamoğlu öğrenim durumu için “yüksek lisans”, mesleği için “İBB başkanı” ve adli sicil kaydı için ise “yok Allah’a şükür” yanıtını verdi.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












