loading
close
SON DAKİKALAR

Hiç yayınlanmamış bir Tarık Akan söyleşisi

Hiç yayınlanmamış bir Tarık Akan söyleşisi
Tarih: 21.09.2016 - 11:15
Kategori: Gündem

Hiç yayınlanmamış bir Tarık Akan söyleşisi: Tarık Akan Ertem Eğilmez'le neden kavga etti, Arzu Film'den neden ayrıldı, 'Maden' filmiyle Yeşilçam düzenini nasıl yıktı?

Tarık Akan'la Kemal Sunal'ın yaşamını yitirmesinin ardından hazırlanan belgesel için söyleşi yapan Levent Evkuran, söyleşinin Tarık Akan'ın Kemal Sunal'ı anlattığı bölümlerin dışında kalan kısımlarını yayınladı.

Tarık Akan o söyleşide dönemin efsane yapımcı-yönetmeni Ertem Eğilmez ile olan kavgasını, Arzu Film’den ayrılışını, sinematografisindeki değişimi anlatıyor.

Levent Evkuran'ın Tarık Akan'la yaptığı daha önce yayınlanmamış söyleşi şöyle: 

“Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı”dan sonra Arzu Film’den ayrıldım.
Son bir sahne çektik. Ardından merdivenlerde duracağız. Filmin afişini çekiyoruz. Kemal (Sunal) yanımda, Halit (Akçatepe) öbür yanımda. Ben de taşın üstüne çıkmıştım, şaka olsun diye.
Ertem (Eğilmez) Abi kameranın arkasından bana çok kötü hakaret etmeye başladı.
Yani herkes sululuk yapıyor orada. Ben de sözüm ona öyle bir sululuk yapmışım.
O hakareti yediremedim kendime. O dakika seti terk ettim, gittim. 2-3 saat sonra sete geri geldim: “Arzu Film’den ayrılıyorum ben, sizi bırakıyorum.” 

Şoke oldu Ertem Abi. Çünkü 5 yıl vermişim oraya. İnanamadı, “yapamazsın” dedi.
“Ayrılıyorum, bundan sonra ne ‘Hababam’ çekeceğim ne de başka film. Arzu Film’le çalışmayacağım, piyasaya çıkacağım” dedim. Ayrılışım o ayrılış oldu.

FİLMLERİM KARA LİSTEYE ALINDI

O dönem Yeşilçam’daki 8 şirket bir yılda ortalama 7-8 film çekerdi. Ki bu 8 film içerisinde 4 tanesi A tipidir.
Yani bizlerle çekilen ve bölgeye gittiği zaman iş yapan filmler. 

Örneğin, Adana bölgesinde aşağı yukarı 3 işletmeci var. Bir A tipi işletme. Bir B tipi ve bir de C tipi işletme var. Sinemalar onlarda olduğu için bu 8 şirket hep A tipi ile çalışıyor.
Ve bu yapımcılar bölgedeki A tipine diyor ki, “Sen ve adamların bu filmi alırsan, bunun filmini alırsan, sana bütün filmlerimi keserim. Sana film yok...”

Sen de işletmeci olarak alamıyorsun onların oynadığı filmleri. Ve bunu 7-8 şirket ortak söylüyor. Yalnız Arzu Film değil. Erman Film, Acar Film, Melek Film, Arzu Film bilmem ne. Yani 7-8 tane film şirketi ortak karar alıyorlar: “Tarık Akan’lı bir filmi Adana bölgesinde Nami Dilbaz değil ötekisi alırsa biz ona film satmayacağız.”

İzmir bölgesi böyle. İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu... Bütün bölgeler bu sistemle çalışıyor. Ben açık söyleyeyim, bir yıl boyunca işsiz kaldım. 

Bir yılın sonunda şunu yaptım; “Maden” filminin senaryosunu Yavuz Özkan’la çalıştım. Yine bölgeler satın almıyorlar. Yine C tipi şirketlere düşüyorsun. O zaman yani, kötü sinemalarda, kötü işletmelere düşüyorsun.
Yavuz Özkan’a dedim ki “Cüneyt Arkın’la ortak oynayalım. İki rol var, Cüneyt hangisini isterse onu beğensin. Afişe istediğini yazsın. Benim adımı istediği kadar küçük yazsın, kendi adını kocaman yazsın...”

“MADEN”İ TÜM BÖLGELERE SATTIK, YEŞİLÇAM KARIŞTI

Türkiye’de ilk defa iki star bir araya geldi. Ve paramız da yok ama Cüneyt’le ortak yaptık.
Adana bölgesine gittim. Nami Dilbaz’a “Anlaşma bu, Cüneyt Arkın ve Tarık Akan filmi çekiliyor. Satın alıyor musun?” dedim.

Yerlere yatıyor. İki star ne demek, “Tamam” dedi “alacağım”...
Ölü fiyatına satıyoruz ama ortada para da yok, senet sepet de yok. Hiçbir şey alamadan geldim.
“Maden” filmini bütün bölgelere sattım, Yeşilçam karıştı.
Onların hegemonyasını ben böyle kırdım bölgelerde.
Ve “Maden” filmi de çıktığı zamanda inanılmaz büyük bir iş yaptı. Yani yeri göğü oynattı.
Benim çok sevdiğim bir filmdi. Ve bu sistemi bir ölçüde biz terse çevirdik.
Çünkü Yılmaz Güney’in 1972’deki ikinci hapse girişi bir boşluk yaratıyor.
Yılmaz olsa bu sistem belki öyle çalışmayacak, sistem daha farklı olacak.
Çünkü Yılmaz zaten bu 8 şirketle çalışmıyor. Gidiyor küçük şirketlerle çalışıyor ve yıkıyor ortalığı yani. Ondan sonra 1978’te biz bu hale getirdik." 

Hürriyet




ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları