Mevcut durumda 100 kişiden 2'si derdine çare bulur

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, "Hâkimlerin başarısı bireysel başvuru hakkını etkinleştirir...
Anayasa Mahkemesi, 12 Eylül 2010’daki referandumda kabul edilen ‘bireysel başvuru’ hakkının kullanılması için gerekli hazırlıkları tamamladı ve pazartesinden itibaren iç hukuk yolları tükenen konularda başvuruları almaya başlayacak. Mahkeme Başkanı Haşim Kılıç, Yargıtay’ın ve Danıştay’ın görev alanına giren konularda başvuruların kabul edilemeyeceğine dikkat çekerek, “Bizi temyiz ya da istinaf mahkemesi olarak görmesinler lütfen. Yoksa yükün altından kalkamayız” dedi. Kılıç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yapılabilecek her başvurunun kendilerine de yapılabileceğine dikkat çekerek, kürsü hakimleri ile avukatların kendi işlerindeki başarılarının Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru hakkı yükünü azaltacağına ancak mevcut tabloda kendilerine yapılacak başvuruların yüzde 1-2’sini kabul edebileceklerine işaret etti.
Kılıç, dün gazetelerin Ankara temsilcileriyle biraraya gelerek bireysel başvuru hakkını anlattı.
Hak ihlalleri çok fazla
Bu hakkın neden verildiği sorusunu yanıtlayan Kılıç, hak ihlalleri meselesinin küresel bir konu olduğuna dikkat çekerek, “Bu kadar önemli bir konuda, hak ihlallerinin yoğun yaşandığı bir ülkede kayıtsız kalınamazdı. Türkiye’nin bu alandaki notunun kırık olması bu hakkın bize gelmesi zorlayıcı ve zorunlu bir sebepti” dedi. Türkiye’nin 19 bin davayla AİHM’e başvuruda ikinci, mahkumiyette de birinci ülke olduğuna işaret eden Kılıç şöyle devam etti:
“Üstelik son yıllarda adil yargılama mahkumiyetleri arttı. Anayasa’nın 90. maddesi devrim niteliğindeydi. Ancak bu konuda 2004’ten beri kürsü hakimlerinin başarılı olduğunu söyleyemem. Hatta bir isteksizlik ve direnme var. Böyle bir tabloda Türkiye’nin evrensel standartlara uygun hareket ettiğinden, buna uygun hukuk düzeni olduğundan bahsetmek zor. Bireysel başvurunun getirilmesi bu yönüyle çok önemli. Amacımız AİHM’e başvuruları azaltmak.”
Kılıç, bireysel başvurunun başarıyla uygulandığı Almanya ve İspanyan’dan örnek aldıklarını anlattı. Altı bin bireysel başvurunun görüldüğü Almanya’da sadece 159 dosyanın AİHM’e gittiğini, 7 bin bireysel başvuru olan İspanya’da ise bu sayının 65’e düştüğünü ifade eden Kılıç, Azerbaycan’da ise bireysel başvuru etkili olmadığı için AİHM’in bu yolu etkin hukuk yolu olarak görmediğini anımsattı.
2 yıl AİHM’ye gitmek yok
Kılıç, Türkiye’nin de başarılı olabilmesi için AİHM’in Türkiye’deki bu yolu etkin bir denetim olarak kabul etmesi gerektiğini belirterek, “AİHM, 24 Eylül’den sonra iki yıl Türkiye’den başvuru kabul etmeyecek. İki yıl sonunda etkin bir hukuk yolu olarak görürse, hiç başvuru kabul etmeyebilir ama Azerbaycan gibi olursak, bize başvuru öncesinde bile Türkiye’den başvuru kabul edeceklerdir” dedi.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, kürsü hakimleri ile avukatların kendi işlerindeki başarılarının Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru hakkı yükünü azaltacağına dikkat çekerek, mevcut tabloda kendilerine yapılacak başvuruların yüzde 1-2’sini ancak kabul edebileceklerine işaret etti. Kılıç, şunları söyledi: “Temyizin, Yargıtay’ın Danıştay’ın görev alanına giren bir konuyu ayıklamak suretiyle bu sayıyı düşürmek istiyoruz. Eminim herkes kaybettiği dosyayı bize getirecek bizi temyiz mahkemesi olarak görecek. Ancak Anayasa Mahkemesi temyiz ya da istinaf mahkemesi değil, bunların yapamadığı konularda yapılmış ihlallerin görüleceği bir yer olacak. Yargıtay yanlış karar verdi bir de Anayasa Mahkemesi baksın demek için kimse gelmesin... Bilinçli ve özenli davranılırsa Anayasa Mahkemesi davalarla boğulmaz. Türk yargısı bütündür. Yargının her tarafı iyi çalışırsa biz de başarılı oluruz. Yargının herhangi bir yerindeki tıkanıklık bütün süreci etkileyeceklerdir. Uzun tutukluluk sürelerini yasal düzenlemelerle çözmedikçe bireysel başvurunun başarı şansı çok düşüktür. Yasama ve yürütmeye çok görev düşüyor. Yargının içinde bulunduğu sorunların çözümü için onlara çok görev düşüyor. Mümkün olduğu kadar AYM’ne az başvuru gelmesini sağlamaları gerekir. Bunlar yapılmazsa 50-100 bin dosyanın altında başarılı olamayız. En önemlisi de etkin bir şekilde görevimizi yapamamış olacağız....”
6 adımda bireysel başvuru hakkı
1 - İç hukuk yolları 23 Eylül’den sonra tamamlanan vatandaş, şirket ya da sendika, parti vb en geç 30 gün sonra başvurusunu bulunduğu yerdeki adliyeden ya da Anayasa Mahkemesi’nden yapabilecek. Yabancılar da başvurabilecek. Başvurusu sırasında şimdilik 172 TL alınacak. Bu miktar ileride artabilir. Sistem UYAP göre düzenlendi ve Hakkari’deki bir başvuru anında görülebilecek.
2 - Başvuru 12 kişi tarafından tasnif edilecek, eksik evrak yoksa komisyonlara sevkedilecek. Eksik evrak varsa tamamlanması için 15 gün süre verilecek.
3 - Komisyonlar başvuruyu değerlendirecek. İki üye birden görev alanına girmez derse başvuru reddedilecek ve bu karara itiraz edilemeyecek. İki kişiden biri kabul edilebilir bulursa, dosya mahkemeye gidecek ve mahkeme kabul edilebilir olup olmadığına karar verecek.
4 - Bir başvuru kabul edilebilir bulunursa birinci mahkeme raportörlerin çalışmaları ışığında yargılamayı yapacak. Acil bir durum varsa ihlali ortadan kaldırma amaçlı 6 ay geçerli tedbir kararı alınabilecek. Gerekirse duruşma da yapılabilecek. Yargılamanın ne kadar zaman sürebileceği konusunda bir sınır yok. Bu süre iş yüküne göre netleşecek. Adalet Bakanlığı’ndan kamu adına savunma istenecek. İki mahkeme arasında görüş ayrılığı olursa dosya Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’na gidecek.
5 - Anayasa Mahkemesi kararı, ilgili mahkemeye ve Adalet Bakanlığı’na gönderecek. 6 - İhlal düzeltilebilecek bir ihlalse karar mercinden yeniden yargılama yoluyla düzeltilmesi istenecek. Düzeltme şansı yoksa tazminata hükmedilecek.
Kimler başvuru yapabilecek?
Kılıç’ın verdiği bilgiye göre, bir vatandaş ya da bir tüzel kişilik, herhangi bir kamu gücünün sebep olduğu, AİHM’in de görev alanına giren ihlal kararlarıyla ilgili, bütün yasal yolları tükendiğinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapabilecek. AİHM’e başvuru yapılabilecek her konuda Anayasa Mahkemesi’ne de başvurulabilecek. Anayasa Mahkemesi de yargılamasını Anayasa’ya ve AİHS hükümlerini harmanlayarak karar verecek. Kılıç mahkemenin kararlarının herkesi bağlayacağını söyledi.
Hangi ekip değerlendirecek?
Kılıç’ın verdiği bilgiye göre, bireysel başvuruları değerlendirmek için AİHS ve Anayasa üzerinde uzmanlaşmış 60 raportör, 26 raportör yardımcısı ve 12 kişilik bir kabul ekibi çalışacak. Raportörler AİHM’de eğitim gördü. AİHM içtihatları ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndaki bireysel başvuru hakkının kapsamıyla ilgili 2 ciltlik 2 bin sayfalık kitap hazırlandı ve bütün mahkemelere gönderildi. Barolar avukatlar için de kitabı basacak. iki kişiden oluşan 6 komisyon oluşacak. 4 üye ve 1 başkandan oluşan 2 mahkeme kurulacak. Kılıç bu mahkemelerde hiçbir şekilde görev almayacak.
Başbuğ başvurursa kabul edilir mi?
Bireysel başvuru hakkı konusunda yapılabilecek ilk başvuruların bir ay içinde kesinleştiği için tutukluluk kararlarına yapılan itirazlarla ilgili olması bekleniyor. İlker Başbuğ’un pazartesi günü tutukluluk süresine itiraz edip talebi reddedildiğinde bireysel başvuru yapması halinde kabul edilip edilmeyeceği yönündeki bir soruya ise “mahkeme üyelerini bağlayıcı olur” endişesiyle yanıt vermedi ancak AİHM’in tutukluluk kararını kesinleşmiş bir yargı kararı olarak gördüğünü anımsatarak, “Tutuklamada değerlendirme yapılırken AİHM kriterleri gözetilecektir” dedi.
Kemal Bey adına bilet yetmez
2008 ve 2009 yılı kesin hesapları nedeniyle CHP’ye yaklaşık 2.7 milyon TL ceza verdi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, CHP’ye verilen ceza ile ilgili olarak “ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adına bilet yetmez.Yanında parti görevi için gittiğini de belgelemesi lazım” dedi.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç gazetelerin Ankara temsilcileri ile bir kahvaltıda buluştu.Kılıç, sorular üzerine Anyasa Mahkemesinin verdiği CHP’ye verdiği ceza ve 4+4+4 kararlara ile ilgili değerlendirmeler yaptı. CHP’nin 2008 ve 2009 yılı hesaplarıyla ilgili kararında Deniz Feneri davası için yapılan masrafların ‘parti görevi için gittiğinin belgelenmemesi’ nedeniyle Parti gideri olarak sayılmadığını söyleyen Başkan Kılıç, “ Deniz Feneri davasını izlemede belgelendirilemeyen bir konu var. Parti görev yazısı gönderirse bunları katmıyoruz.
Denetimlerden sonra siyasi partiler düzene girdi. Uçak biletini sadece Kemal Kılıçdaroğlu diye getirmiş ise kabul etmiyoruz. Yanında parti görevi için gittiğini de belgelemesi lazım” dedi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç,“ Uçak biletini kendi adına kestiriyor.Şahsi mi, görevli mi bilmiyoruz. Niye yaptığını göremiyoruz. Yazı istedik, özensiz davrandılar. Siyasi parti tarafından belgelenemediği için yapıyoruz. Davalarla ilgili avukatlar yükümlülüklerini yerine getirmemiş, cezalar, gecikmeler ihmal davranışlarından kaynaklanıyor. Traş bıçaklarının, losyonların bile partiden alınması doğru değil. Paranın siyasi amaçlara uygun kullanılması önemli. Bundan sonra denetimi Sayıştay yapacak, biz karara bağlayacağız” diye konuştu.
4+4+4 nasıl kabul gördü?
Bu yıl başlayan 4+4+4’e CHP’nin yaptığı itirazın Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmesiyle ilgili de konuşan Kılıç,“ 4+4+4’te Anayasal bir sorun yok. Daha çok uygulamaya yönelik sorunlardı. oybirliği ile reddine karar verdik. Seçmeli derslerle ilgili bölüm de 2 muhalif olay çıktı. Laiklik ilkesine aykırı olmadığına dair 15 arkadaşın görüşü yoğunlaştı” dedi.Kılıç,askeri teşkilatta çalışan sivil memurların asker olduğu kuralını iptal ettiklerin onlarında sivil mahkemelerde yargılanacağını söyledi.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












